Bu Bayrak Şiirimiz Dillere Düştü

Hilelerle Çanakkale

Hilelerle Çanakkale

Duygu dolu şiir sevenlere

Şu Bogaz Harbi

Şu Bogaz Harbi

BİR GECELİK RAHAT UYKU

 
 
Rahat uyumanın yolunu nihayet keşfettim dostlar.
Bilirsiniz, gerek şahsi, gerek ülke ve gerekse dünya meseleleri bazen insanın uykusunu kaçırır. Bazen dediğimize bakmayın, hemen her gece insana kabuslar gördürür, uyutmaz. 
Geçen gece yine kafamı, dolu bir yığın ülke meselesi ile yastığa koydum.
Dön öte, dön beri, uyuyamıyorum.
Şu Amerika’nın ettiğine bakın. Bu kadar silahı düşmanlarımıza verdi, böğrümüze dayattırdı.Ya saldırırsa, ya bu teröristlerin bize saldırmasını isterse. Ya şöyle olursa, ya böyle olursa, uyutmuyor beni.
Gözlerimi kapatsam da nafile.
Yarı uykulu, yarı endişeli bir durumda iken sol kulağımda müthiş bir uğultu duydum. Sonra netleşen metalik bir ses bana şunları söyledi.
-Sen bazı şeyleri bilmiyorsun. Bilemezsin. İktidarda Erbakan Hoca’nın talebeleri var, unuttun mu? Bunlar onun talimatı ile hareket ediyorlar. Ta en başından beri. Erbakan Hoca bu günlerin geleceğini tahmin etmiyor muydu? Oyunu kuran Hoca onlara ne yapacağını da söylemiştir. Sen neden boşuna telaşlanıyorsun? Hem sonra hani Erbakan Hoca bir füzeden söz ediyordu ya. Bilinen metallerden daha hafif, bilinen radar sistemlerinin asla tanıyamadığı bir metalle yapılacak. Bilinen füzelerden bilmem kaç kat daha hızlı, uzun menzilli füze. Havadaki cisimleri vurabilen bir füze. Bunlar onu keşfettiler ve yaptılar. Rahatlıkları ondan. Amerika ile adeta dalga geçiyorlar görmez misin? Bu yeni füzeleri kamufle etmek için Rusya’dan S bilmem kaç füzeleri alıyorlar ki, yeni füzeleri kamufle etsin diye. Korkma yahu, güvenmiyor musun bunlara? Kimse bize saldıramaz, ne Amerika, ne başkası!
Ben de bir rahatlama oldu ki sormayın!
Ama uyumak ne mümkün?
Bu sefer kafayı, yok edilen sanayi tesislerine taktım. Erbakan Hocamızın kurduğu veya onun işaretleri ile kurulan sanayi tesisleri. Her biri özelleştirilen ve yıkılan, üretimden çekilen ve yerlerine de yenileri kurulamayan sanayi tesisleri! Yazık oldu o güzelim tesislere. Yıkacaklarına biraz fon ayırıp da kurtarsalar ve modernize etselerdi keşke…
Aynı ses yine başladı konuşmaya:
-Sen bunlardan mı endişe duyuyorsun da uykunu harap ediyorsun? Söyledim ya sana, bunlar Erbakan Hoca’nın talimatı ile hareket ediyorlar. Senin yıkıldı sandığın fabrikaların hepsi, fazlası da var, başka gizli yerlerde bire bir kuruldu. Çatır çatır üretim yapıyor. Uçaklar, tanklar, helikopterler, füzeler, makinalar daha bilmem bir sürü teknoloji harikası ürünler. Bunların bir kısmı hizmete geçirilmiyor, birden bire piyasa bunun farkına varmasın diye  Bunlar hizmete girince ekonomik dengeler de, ihracaat da, işsizlik de, bölüşümdeki düzensizlikler de dengeye gelecek. Ama bunları açıktan yapmıyorlar ki, hedef haline gelmesin. Rahat uyu, endişeye mahal yok!
Boşuna endişelenmişim, bir rahatlama yaşadım ki sormayın.  
Ama yine de uyuyamadım. 
Bu sefer de başka bir konu beni rahatsız etmeye başladı.
Ülkemin ekonomik durumu, iç ve dış borçlar. Trilyon dolara yaklaşan borçlar. Yeni nesilden her doğan bebeğe şu kadar bin dolar borç. Nasıl ödenecek? Ya ödeyemezsek? Ya zorla tahsil etmeye kalkan olursa!
O ses, yine devreye girdi!
-Ya sen Türkiye’yi tanımıyor musun? Petrol denizi üstünde yüzüyor. Stratejik madenler ve alternatif enerji kaynakları ile dolu bir ülke. Yüzlerce trilyon dolar değerinde rezervlere sahip bir Türkiye. Görüyorsun şimdi bunları kullandırtmıyorlar. Çünkü malum Lozan! Birkaç sene daha sabret. 2023’e ne kaldı şunun şurasında? Lozan bitiyor. Artık bize karışamayacaklar. Bütün bu servetlere ulaşacağımız günler yaklaştı. Ne korkarsın borçtan? Bu senin uykularını kaçıran borçlar devede kulak değil, tüy bile olamaz. Bırak şimdi borçlansınlar. Bugünün kendini süper güç sayan devletleri bu sefer Türkiye’nin kapısında nöbete girecekler, bize biraz borç verin diye. Sen uyu. Uyumana bak.
Rahatlama dediğin böyle olur…
Ama hala uyuyamıyorum.
Bu sefer de İslam Birliği’ne kafayı taktım.
Hala bir adım yok. İslam ülkeleri darmadağınık. Düşmanlarımız mezhep savaşı çıkarmayı başarırsa daha da dağılacaklar. Müslüman ülkeler sömürü altında, göçebelik, fakirlik,açlık ve sefaletle boğuşuyor. Bu iş nereye uzanır, nasıl olur?
Aynı ses bu sefer daha yüksek tonda şöyle bağırdı kulağıma:
-Sen zır cahil misin be adam? Erbakan’ın talebeleri bunlar. Tüm İslam ülkeleri ile alttan alta görüşmeler yürüttüklerini anlayamıyor musun? Her şey hazır. İslam Birliği de, İslam Ortak Savunma Paktı da, İslam Ekonomik İşbirliği Teşkilat da, İslam Birleşmiş Milletler Teşlkilatı da, İslam Kültür Teşkilatı da. İslam ortak para birimine varıncaya kadar… Bunların Cumhurbaşkanlığı sarayında makamları bile hazır. Yalnız, zamanı kolluyorlar. Uygun zaman geldiğinde bir tek düğmeye basılacak, bunların hepsi de hayata geçecek. Bugünkü katliam, tecavüz ve soygunların da sonu gelecek. Sen ne diye uykularını kaçırırsın? Tek kişilik bir sisteme neden geçildiğini hala anlayamadın mı? Bunları harekete geçirmek için uzun uzun prosedürler de takip edilmeyecek. Bir emirle her şey, hemen hayata geçecek. Sen rahat uyumana bak yahu!
Sabah ezanı ile gözlerimi bir açtım ki. Aman Allahım, ne güzel bir gece geçirmişim. Ne derin uyku uyumuşum. Endişe yok, kaygı yok, korku yok, merak yok, dert yok, gam yok.
İşte o zaman bir çok arkadaşımızın nasıl olup da bu kadar duyarsız ve rahat olduklarını keşfettim.
Bir gecelik rahatlama bana bir çok şeyin izahını beraberinde getirdi.
Ama o sol kulağıma gelen ve beni bir geceliğine de olsa uyutan metalik ses gerçek miydi, hayal miydi veya rüya mıydı hatırlayamadım. Şurasını iyi hatırlıyorum. O ses bana, söz gelimi; Türkiye’nin bölünmesinden korkma, böyle bir bölünme Yeni Osmanlı’nın kurulmasına alt yapı hazırlamak için gereklidir, demiş olsaydı ona bile inandırabilirdi.
Akla, mantığa, realiteye ve fizik kanunlarına uymasa da, beni gece boyunca uyutmaya yetti o ses.
 
UÇURUM 
 
Beyin kıvrımlarına döküp kezzap,
Yok edilirse tedbirci düşünce;
Hepimiz çekeriz büyük bir azap,
Akılsızca uçuruma düşünce!
 
Ekrem Şama

 

    Rahat uyumanın yolunu nihayet keşfettim dostlar. Bilirsiniz, gerek şahsi, gerek ülke ve gerekse dünya meseleleri bazen insanın uykusunu kaçırır. Bazen dediğimize bakmayın, hemen her gece insana...

    Tarih öyle bir alan ki, isabet, sadakat, hamakat, gaflet, dalalet, ihanet… Ne arasanız bulmak mümkün. Hem de rekorlara konu olmaya aday olanlarını.  Bugünkü yazımızda gaflet rekorları kırmış bi...

    Umut bırakmıştı bize dedeler babalar! Diyorlardı ki: Mehmedim, sevinin başlar yüksekte! Ölsek de sevinin eve dönsek de! Yarın elbet bizim elbet bizimdir, Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimd...

Siyonist Yahudiiiiii İlahiyat fakültesinde iken  hocamız olan  Merhum, Arif Etik Bey, “Hulasat’ül-Beyan” isimli tefsirin yazarı Mehmet Vehbi’den  dinlediği bir olayı  anlatmıştı.   Türkiye’ye ilk d...

    Ortadoğu’nun çıbanbaşı Kudüs sorunu. Geçmişte savaşlara ve mücadelelere sebep ve sahne olmuş bir sorun. 120 yıldır masada çözüm bekleyen, zaman zaman kan dökülmesine  sebep olan bir sorun. Bu...

    43 yıl önce yine böyle bir gündü! Bugün Haçlı ve Siyonistler nasıl Anavatanımıza karşı FETÖ maşasını kullanıp, 15 Temmuz fitne kazanını kaynattılarsa, 43 yıl önce başka bir 15 Temmuz fitne kaza...

    Sonuncusu yani 15 Temmuz 2016 FETÖ darbe teşebbüsü taze olduğu için hepimiz hatırlıyoruz, herkes hatırlatıyor. Bir tane daha 15 Temmuz var. 15 Temmuz 1974, yani 43 sene önceki 15 Temmuz! Gara...

    Türkiye büyük bir badire atlattı. 15 Temmuz alçak darbe girişimi.  Allah’ın yardımı ve halkın ülkesine sahip çıkması ile atlatılabildi. Ne olmuştu o gece, satırbaşları ile hatırlayalım: Yıll...

    Allah şahittir ki! Tarih şahittir ki! Yaşayanlar şahittir ki! Milli Görüş bu günlere gelinsin diye kurulmadı! Milli Görüş, Haçlı veya Siyonist Medeniyetlerine hayran olunsun diye kurulmadı, ...

    Maskeler indiği zaman! Şeytanlar atağa geçtiği zaman! Diyalogları bitirdikleri zaman! Sözü silaha havale ettikleri zaman! Dost sandıklarınız sınırlarımızı kapattığı zaman! Gerçek dostların ...

    Barzani Kuzey Irak’ta bir bağımsız devlet kurmak için halk oylaması kararını açıkladı. Birleşmiş Milletler teşkilatı ise derhal yeşil ışık yaktı. Bizim yöneticilerimiz bunu duyar duymaz sızlan...

  İslam coğrafyasının tutuşturulup yakılması kararı, 2001 ikiz kuleler mizanseninin sahnelenmesinden sonra ABD tarafından kararlaştırılmış, batılı devletler de buna destek vermişlerdi. Arkasında İsra...

  Geçen hafta İstanbul’un fetih günü idi. Resmi ve sivil kuruluşlar ile bir çok medya organında çeşitli etkinliklerle o mutlu günün 564. Yıl’ı kutlandı.  Peygamber Efendimiz S.A.V’in verdiği müjde, ...

    Amacımız kuru eleştiri değildir. Doğru bildiklerimizi ortaya koymak gayesi ile yazıyoruz. Biz biliyoruz, görüyoruz ki, çıkmaza girdin. Eski borçlar ve faizleri seni zorluyor, yeni borç bulamıy...

Trump Amerika’sı ile beklenen görüşme yapıldı.  Artık terör evrilerek yeni bir döneme giriyor. Türkiye’nin terörle mücadelesi bundan böyle eskisi gibi olmayacak. Amerika ile ilişkilerimizde eski dö...

  Nihayet bu da oldu. Dost, Müttefik, Stratejik Ortak ve Koalisyon Ortağı kabul ettikleri Amerika, korkunç adımlardan birisini atıverdi Türkiye’yi boğup parçalamak isteyen terör örgütlerine ağır si...

      Öyle işler ki! Hani derler ya, insan adeta küçük dilini yutuyor. İşte bir kaç tanesi: Nasıl oldu da; kurtuluş savaşı verirken, tek yumruk olmamız şartken, halkımızı ayrıştıracak kampanyala...

  16 Nisan Referandumundan önce Sayın Cumhurbaşkanımız ve EVET taraftarları meydanlarda söz vermişlerdi. 17 Nisan’dan itibaren yeni bir Türkiye olacak, vesayet rejimi sona erecek, kurtuluş ve uçuş ha...

    Devlet mi yönetiyoruz, devletcilik mi oynuyoruz? Şimdi bakınız: Referandum kampanyaları devam ederken AGİT(Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı)’ten bir gözlemci heyeti talep etmiş devlet ye...

    Maalesef! Çok üzücü bir kampanya yaşattılar bize! Bir anayasa değişikliği oylamasını ne hallere soktular, nasıl istismar ettiler. Süreci hep beraber yaşadık.  Yaralandık, paralanmaya çalışıl...

    Kulaktan kulağa yayılıyor. Yeni Osmanlı’yı kuruyoruz diye bir fısıltı. “Efendim, Irak Kürdistan’ı tamam, Suriye’de de eli kulağında. Amerika bunun altyapısını hazırlıyor zaten. Bizde de bir bö...

      Bina yıkımı işleriyle uğraşanlar iyi bilir. Büyük binaları, temellere, kirişlere, kolonlara bombalar yerleştirir, sonra da patlatarak yıkarlar. Bu ülke de bizim binamızdır, evimizdir. ...

    Tasvip etmediğimiz ve değiştirilmesi elzem olan bir Anayasa’dan bazı maddeleri değiştiren, lakin maksadını çok aşan değişikliklerin öngörüldüğü bir referandum süreci yaşamaktayız.  Bizce bu...

    İslam dünyasınıa karşı sürmekte olan rezil istilayı önleyebilmenin tek yolunun İslam Birliği olduğu aşıkar. İslam Birliği’ni kurmanın çok da kolay olmadığını kabul etmemiz gerekiyor. Bu zorluğ...

TOP