Şu Bogaz Harbi

Şu Bogaz Harbi

Hilelerle Çanakkale

Hilelerle Çanakkale

Duygu dolu şiir sevenlere

ERBAKAN’DAN ÖĞRENDİK

 
 
Altıncı vefat yılında rahmetle anıyoruz.
Çok şey öğrendik. Hem sözlerinden, hem de fiiliyatından.
Şahsen bizim öğrendiklerimizin en başında insan ihtiyaçları ile ekonomik kaynakların dengesine ait altın kuralın doğrusudur.
Üniversitede bize bunu altın kural diye öğrettiler:
“Ekonomik kaynaklar sınırlı, insan ihtiyacları sınırsızdır.”
Bu kuralı gerek kitaplardan, gerek hocalarımızdan temel kural olarak öğrenmiştik. Kapitalizm de, marksizim de bu kuralı temel esas olarak benimsemişler, kıt kaynakların nasıl elde edilip, nasıl bölüşüleceği konularında farklı çözümlere varmışlardır. Okullarda hala da öyle öğretilir. Ekonomistler halen bu kurala göre konuşur ve icraat yaparlar.
Biz de bunlardan biri idik.
Eerbakan Hocamızdan işin gerçeğini öğrenene kadar.
Erbakan Hocamızdan öğrendiğimiz ise şudur:
“Ekonomik kaynaklar insanlar için yeterli olarak yaratılmıştır. Sorunlar insanların sonsuz ihtiraslarından kaynaklanır.”
Yani ihtiyaç olarak görülenlerin çok büyük bir bölümü insanların ihtiraslarından ileri gelmektedir.
Bu kaideyi öğrenince dünyaya, ekonomiye, üretime, bölüşüme, nüfus ve rızık ilişkilerine bakışımız değişti.
Mesela birileri dünyadaki acların nasıl doyurulacağı, açlıktan ölümlerin nasıl önleneceği, konularında ahkam kesmeye başlasa, hemen bu kaide imdadımıza yetişir. Deriz ki, dünyada açları doyurma sorunu yoktur. Tam tersine oburları doyurma sorunu vardır. Çünkü ihtirasları onları esir almış, başkasının rızıklarını da yeseler yine de doymaz duruma gelmişler.
Lüks tüketimden, israf ekonomisine, gayrı meşru kazançtan sömürgeciliğe, aklınıza ne gelirse buraya dahil edebilirsiniz. Bu düşünce tarzı sizi doğru sonuca götürür. İnsan ihtirasları sınırlandırılacak olsa sorun kendiliğinden kalkar.
Dünyadaki sömürülenleri nasıl kurtaracağız, diye bir sorun aklınıza gelse, bu temel kuralı hatırlarsanız şu sonuca varırsınız:
“Dünyada sömürülenleri kurtarma sorunu yoktur, sömürgecilerin ihtiraslarını sınırlama sorunu vardır.”
Gerçek te öyle değil mi?
Yüzyıllardır İslam dünyasını her şekilde sömürmüş bulunan ve halen de acımasız metodlarla bu sömürgeciliği sürdüren, merhametsiz milletlerin ihtiraslarının bir türlü tatmin olmama sorunu değil midir?
Bir bakıyorsunuz, kişi başına yıllık geliri yüzbinlerce dolara ulaşmış olan sömürgeci toplumlar, tüm zenginlik kaynakları sömürgeciler tarafından tüketilmiş, yağma edilmiş ve yıllık geliri kişi başı 5-10 doları geçemeyen zavallıları yine sömürmeye devam ediyorlar. Bu garabet ihtiyaç ile değil, ancak ihtirasın sonsuzluğu ile izah edilebilir. 
Sömürge zihniyetlilerin ihtirasları dizginlenecek olsa, sömürü sorunu da kalmaz. 
Şu cümle ne kadar doğrudur:
“Dünyada adil davranma sorunu yoktur, menfaatleri tatmin etme sorunu vardır.”
Hakkından fazlasını alabilmek için alavere, dalavere çevrilmese, ihtiraslar dizginlense adalet de büyük ölçüde sağlanmış olur.
İsraf sorununu ele alın, aynı neticeye varırsınız:
İnsanlar kendi ihtiyaçları kadar tüketseler, ihtiraslarına gem vursalar, israf diye bir kavram ortadan kalkar. İsraf edilen kaynaklar ve gıdalar konusundaki tespitlere baktığımızda düşünce tarzımızın ne kadar doğru olduğu görülür. 
Velhasıl:
“Dünyada ekonomik kaynak sorunu yoktur, insan ihtiraslarını tatmin etme sorunu vardır.”
Bu da ancak ve yalnız nefis terbiyesi ve Allah korkusu, daha doğrusu her şeyin hesabının mutlaka sorulacağı inancına gelip dayanmaktadır.
1995 seçim çalışmaları sürerken Erbakan Hocamız, gerek meydanlarda, gerekse basın organlarında işçiye, memura, emekliye, çifçiye ve diğer kesimlere yüksek perdeden vaatlerde bulunuyordu. Etrafındakiler bile tedirgin oldular. Korka korka kendine dediler ki:
“Hocam iktidara gelirsek bu vadettiklerinizi vermekte zorlanırız. Bu da bizim inandırıcılığımızı  zedeler. Biraz ölçülü vaadlerde bulunsak daha doğru olmaz mı?”
Cevap şu idi:
“Siz bu ülkenin ne kadar zengin kaynaklara sahip olduğunu bilmediğinizden böyle endişe ediyorsunuz. Asıl sorun kaynaklarda değil, bu kaynakların nerelere harcandığında yatmaktadır. Bölüşüm konusunu düzelttiğimizde bu yaptığımız vaadler bile devede kulak kalır. Herkesi doyuracak kadar kaynağımız mevcuttur. Keşke iktidar olsak da, o zaman görseniz bu ülkenin kaynaklarını!”
Hocamızın 11 aylık başbakanlığı döneminde, havuz sisteminin devreye sokulması ile piyasaya nasıl bolluk ve bereket geldiğini düşünürsek, onun ne kadar ileri görüşlü olduğunu anlarız. Şayet, bankaların istismar ettiği para kredi ilişkisine de el atılabilecek zaman olsaydı daha neler olurdu neler?
Biz şahsen önceden bölük börçük bildiğimiz bu kuralı, tam ve kamil manada Erbakan Hocamızdan öğrendik. Başka öğrendiklerimiz olmasaydı bile bu kuralı öğrenmiş olmamız, ona minnet borcumuzun ödenemeyecek kadar çok olduğunu gösterirdi.
Kaldı ki Erbakan Hocamız bize çok şey öğretti.
Mekanı Cennet olsun, Allah ondan razı olsun...
 
BÖYLE KANUN MU OLUR?
 
İktisatçılar diyor ki;
Kaynaklar kıttır, ihtiyaçlar sınırsız.
İlahiyatçılar diyor ki;
Kalbiniz boşsa, siz öyle sanırsınız.
En doğrusu da şudur ki;
Sonsuz nimetler, biz insanoğluna has,
Sınırsız olan, insandaki ihtiras.
 
Ekrem Şama

 

    Altıncı vefat yılında rahmetle anıyoruz. Çok şey öğrendik. Hem sözlerinden, hem de fiiliyatından. Şahsen bizim öğrendiklerimizin en başında insan ihtiyaçları ile ekonomik kaynakların dengesine...

    Türkiye Cumhuriyeti’nin 94 yıllık sanayi serüveninden kesitler sunarak bu sürece damgasını vurmuş liderlerin karnelerini oluşturacağız. Karnedeki başka derslerin durmuna girmeden. Temel sanayi ...

    Bir anayasa değişikliği! Madem ki parlemantoda görüşülmüş ve halkoylamasına sunulacak. Normal olarak evet diyenler de olacak, hayır diyenler de. Kampanyalar henüz başlamadan akla ziyan bir gö...

  2017 yılı başlarındayız. Türkiye hangi gündem maddelerinin etkisinde? En baştakileri sayalım mı? -Ordumuzun sınır ötesi harekatı. -Terör ve teröristlerle mücadele. -Komşu ülkelerle başlatılan ...

      Kıbrıs,ilk olarak Miladi 649 yılında, Halife Hazreti Osman zamanında Müslümanlar tarafından Bizans’tan fethedildi.   Peygamberimizin halası  “Hala Sultan” bu fetih sırasında şehit oldu. ...

      Neymiş efendim, başkanlık sistemi getiren Anayasa değişikliğine “evet” demeyecekmiş. Sen misin bu kararı alan? Bak ne hücümlar yiyeceksin! Ne karalamalara muhatap olacaksın! Ne benzet...

    Türkiyemizde insanlarımız ikiye ayrılır: Okumayanlar ve okuyanlar! Okumayanlara söyleyecek sözlerimiz bu makaleye sığmaz. Okuyanlar ikiye ayrılır: Çok okuyanlar ve sadece gazete okuyanlar! ...

    İlk istiklal savaşımızı 95 yıl önce kazanmıştık. O savaşa nasıl sürüklendiğimizin satırbaşlarını hatırlayalım: 2.Abdülhamid Han’ı düşünelim. İçeride Osmanlı’yı yeniden toparlanma devresine sok...

  Menfur bir suikastle Rus büyükelçisi Karlov öldürüldü ya! Katilin FETÖ mensubu olduğuna dair yaygın bir kanaat oluştu ya! Katil tetiği çekmeden öne “Halep’in intikamı, öldürülen bebekler, akan Mü...

    Yıl 2014, 2 Ekim! TBMM’de Akparti ve MHP’nin 298 evet oyu ile bir tezkere kabul edilmişti! “Irak ve Suriye konusunda, IŞİD ve diğer terör örgütleri ile mücadele için, sınır ötesine asker gönde...

    Çok ağır gündemleri yaşıyoruz.  Vahşi terör saldırıları, şehitlerimiz, İslam coğrafyasındaki katliamlar, boşaltılan şehirler, Haçlı ve Siyonist oyunları, sınır ötesi operasyonlarımız!.. Bunlar...

    İktidarın eski gözdesi Bülent Arınç demişti ki: “İsrafı azaltabilsek, devlet olarak vergi toplamaya bile gerek kalmaz.” Sayın Cumhurbaşkanı da geçen gün gıda ve diğer israflardan bahsederk...

    Hal hatır sormak kabilinden değil bu başlık. Devletimizin işi nasıl, gücü nedir, ne olmalıdır? Bu konuda bildiklerimizi yazacağız.  Devlet işleri nasıl yürütülmeli, gücümüzün göstergeleri ne o...

    Konuşmalar çok güzel, ama eylem bir türlü gerçekleşmiyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmalarını kasdediyoruz. Yine çok değerli bir konuşma yaptı geçen gün. İSEDAK İslam İşbirliği Teşki...

Yüreğiniz hop etti değil mi? Hayır hayır, bu terör eşkiyasının işlediği bir cinayet değil. Yönetimin İstanbul’a karşı işlediği cinayeti yazacağız. Nasıl cinayet saymayalım ki, İstanbul’un nüf...

Kadir Oğuz isimli kardeşimiz bir yazımızın yorumunda sordu biz cevapladık.https://www.facebook.com/kadir.uguz.58… Soru:--------Sayın Ekrem Şama hocam benim tek bir sorum var kimseden dosdoğru cevap a...

  Amerika’da başkan değişikliğini gözleyen ve yeni başkanın dertlerimize deva olabileceği umuduna sarılan kardeşler! Çözüm Amerika’da değil, kendi dinamiklerimizde! Artık görün! Köprüyü geçene kada...

    Saadet Partisi’nde yeni Genel Başkan Muhterem Temel Karamollaoğlu ve yeni ekibi işbaşı yaptılar. Cenabı Allah’tan başarılar diliyoruz.  Diğer partilerin genel başkanları ile mukayese bile etme...

Yeni bir kongreden çıktık, yeni bir döneme giriyoruz. Yeni Genel Başkanımız, yeni arkadaşlarımız işbaşına geldiler. Cenabu Allah hayırlı ameller işlememizi nasip buyursun! İstişare sürecindeki tart...

    Nasip olursa Saadet Partililer olarak 30 Ekim 2016 günü Büyük Kongremizi aktdedeceğiz. Genel Başkanlık ve diğer Genel Merkez organlarımızın seçimi var. Şimdiden hayırlı uğurlu olmasını temenn...

    29 Ekim 2016 tarihi Erbakan Hocamızın 90’ıncı doğum yıldönümüdür. Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi öncülüğünde bir sempozyum hazırlanmış. Sempozyumun tam başlığı şudur: “Doğumunun 90. Yılı...

    Hatası ve günahı olmayan bir Allah kulu bulunabilir mi? Hiç birimiz peygamber olmadığımıza göre, hatalarımız ve günahlarımız mutlaka vardır. Milli Görüş camiası olarak hakkımızda da aynı hüküm...

    İslam coğrafyasındaki kızılca kıyametin sebebi bellidir: Büyük Ortadoğu Projesi’ni hayata geçirmek, Büyük İsrail’i kurmak, Müslümanların zenginlik kaynaklarını batıya akıtmak, Mukaddes Belde...

    Röportaj: Ekrem Şama Röportaj tarihi: 10 Şubat 2014     Soru: Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?   Cevap: 1935 Niğde/Bor doğumluyum, annem Şeyh Ahmet Kuddisi Hazretlerinin torunudur. Bab...

TOP