BU KİTAP

BU KİTAP
Hicret’in 8 nci yılında Mekke, Peygamber Efendimiz ve ordusu tarafından fethedilmiştir.
Bu fetih Peygamber Efendimizin aldığı tedbir ve verdiği emirlerle, mümkün mertebe kansız gerçekleşmiştir. Gerçi azılı birkaç müşrikin direnme hevesleri yüzünden, çok sınırlı sayıda öldürme vakası vardır ama, bu da İslam Ordusu’nun uğradığı bir emrivaki ile olmuştur.
İslam Ordusu Mekke’ye girmek üzereyken, daha önce    işledikleri çok ağır suçlar nedeniyle, bazı müşriklerin Peygamber Efendimiz  tarafından görüldükleri yerde öldürülmeleri emredilmişti. İslam tarihinde “KANI HEDER EDİLENLER” olarak anılan bu olay, bu güne kadar müstakil bir kitap halinde ele alınmamıştır. Hikmet ve ibretlerle dolu olan bu olay, inanıyorum ki ufuk açıcı bilgileri ihtiva etmektedir.
Her Müslüman bilir ki; Peygamber Efendimizin bize bıraktığı üç çeşit sünnet vardır:
Fiili Sünnetler ki; bizzat Peygamberimizin fiilen uygulamalarıdır.
Kavli Sünnetler ki; sözlü ve belgeli olarak bize kadar gelen Hadisi Şeriflerdir.
Bir de Takriri Sünnetler vardır. Bunlar da kısa tabirle başkalarının uygulamalarına rıza göstermesi şeklinde olanlardır.
Peygamber Efendimizin tüm sünnetlerinde, bizim için alınacak dersler ve uygulanacak hususlar vardır. Kıyamete kadar da bu böyle devam edecektir.
O gün verilen bu ölüm emirleri ve sonradan yaptığı uygulamalar, bizler için öğrenilmesi ve ders alınması gereken Sünnetler cümlesindendir.
Bu kitabın bu konudaki ihtiyacı gidereceği ve derli toplu bir bilgi kaynağı olacağı ümidindeyim.
Bir hususu okuyucunun bilgisine sunmayı önemli görmekteyim:
Peygamber Efendimizin isminin her anılışı anında;
Sallallahü Alayhi Ve Sellem; veya,
Aleyhisselam; ya da,
Aleyhisselatü Vesselam…
Gibi hürmet ve dua ifade eden cümleler söylenmesi, Müslümanlar için güzel bir gelenektir.
Yine, O’nun güzel sahabelerinin isimleri zikredilirken;
Raziyallahü Anhü; Anha; veya,
Raziyallahü Anhüma; ya da,
Raziyallahü Anhüm…
Gibi dua cümlelerinin söylenmesi, Müslümanların edebi gereğidir.
Bu kitapta gerek Peygamber Efendimizin ve gerekse Sahabei Kiram’ın isimleri, ele alınan konu gereği çok sık kullanılmıştır. Ancak bunların isimlerinin sonunda, sözünü ettiğim salat, selam ve dua cümlelerinin, her anılışında yanlarına not düşülmesinin, kitabın hacmini arttıracağı için uygulanması imkanı bulunamamıştır.
Bu cümlelerin kısaltılarak, rumuzlarla yazılması da mümkündür ama, bazı okuyucularımızın bu nevi kısaltmaları, Arapça sözcükleri bilmediklerinden, çözmekte zorluk çektiklerini yakinen biliyorum.
Bundan dolayı okuyucularımın bu isimleri okudukça, içlerinden, sözü geçen cümleleri söyliyeceklerini umarak, bunu bir alışkanlık haline getirecekleri temennisiyle, buraya yazmadım. Sadece bunun için, az da olsa içimde bir burukluk olduğunu ifade etmeliyim.
İslam Tarihi’nin kaynak eserlerinden taranarak oluşturulmuş olan bu kitabımın, hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.
Bu fırsatı veren Cenabı Allah’a sonsuz şükürler olsun.
O’nun Peygamberlerine Salat ve Selam olsun.
Sahabei Kiram’dan ve onların iman ve ihlasla takipçileri olan tüm Müslümanlardan Allah razı olsun…
Ekrem ŞAMA
15 Haziran 2008