28,10,0,50,1
600,600,60,1,3000,5000,25,800
90,150,1,50,12,30,50,1,70,12,1,50,1,1,1,5000
Powered By Creative Image Slider
Şu Boğaz Harbi
Read More!
Hilelerle Çanakkale
Kapak
Başlar ve Kılıçlar
Kapak
Allah Dostu Erbakan
Kapak
Osmanlı DüşünYordu
Kapak
Şiirlerle Çanakkale
Kapak
İnsanlar ve Mallar
Kapak

TARİHLER GÖSTERİYOR Kİ...

Allahımız muhtelif Ayeti Kerimelerde Yahudi ve Hıristiyanlar dahil kafirlerin Müslümanlara asla dost olamayacaklarını bize bildirir.
Bu ayetleri izah eden Hadisi Şerifler ve ilim adamları “dostluk” kelimesi üzerinde durur ve açıklamalarını yaparlar.
Kafirlerle ticaret yapılması, ittifaklar kurulması, görüşmeler yapılması onlarla dost olmak anlamına gelmez. Bunları yapmak ayrı, dost olmak ayrıdır.
Dost olmak karşılıklı güveni ve emniyeti de içerir. Dostsanız birbirinize güven duyuyorsun uz demektir. Hepimiz biliyoruz ki, Hıristiyan ve Yahudi’ye asla güvenilemez. Tarih göstermiştir ki, en sağlam anlaşmalar da yapsanız, onlara güvenemezsiniz. Güvenirseniz onları dost kabul ediyorsunuz demektir ve hüsrana uğrarsınız. Yaptığınız anlaşmalardan dolayı sizden onlara bir zarar gelmez, lakin onlar size ellerine geçirdikleri ilk fırsatta ihanet edeceklerdir.
Hepimiz biliriz ki, Peygamber Efendimiz, Medine’ye hicret buyurduğunda, orada bulunan gayrımüslimleri, bu arada Yahudileri de içine alan bir güvenlik anlaşması yapmıştı. Tarihler yazar ki, Medine’deki Yahudi kabilelerinden Beni Kaynuka Bedir savaşından, Beni Nadir Uhud savaşından, Beni Kureyza Hendek savaşından sonra, Hayber Yahudileri ise Hudeybiye anlaşmasından sonra bu güvenlik anlaşmasına ihanet etmişlerdi. Bu ihanetlerin onların tiynetinden olduğunu bilen Efendimiz ve Müslümanlar gafil avlanmamışlar ve gereğini yapmışlardı.
Osmanlı döneminde İspanya ve Portekiz’de zulme uğrayan yüzbinlerce Yahudi, 2.Bayezid Han’ın emir ve musadesiyle kurtarılıp topraklarımıza getirilmiş ve iskan edilmişlerdi. Akıl, mantık ve vefa duygusu gösterirdi ki, kendilerine kucak açmış bulunan bu devlete Yahudiler sadık kalsınlar, kötülük etmesinler. Lakin Maalesef Osmanlı’yı yıkanların başında Yahudiler gelmiştir. Bugün aynı Yahudi devlet olarak dünyayı kana bulayan adımlara öncülük etmekte, Müslüman komşuları ile yaptığı ateşkes ve sulh anlşmalarına asla uymamakta her fırsatta ihanet ve fesadını yaygınlaştırmaktadır.
Diğer taraftan Hıristiyanların da asla dost edinilemeyeceğini ve güvenilemeyeceğini de tarihler göstermiştir.
1444 yılında Haçlılarla yapılan Segedin anlaşması!
Hem de İncil üzerine Papa tarafından onaylanan bu anlaşmaların Sultan 2.Mehmed Han (Fatih)’ın 12 yaşında tecrübesiz biri olarak tahta oturmasını fırsat bilerek nasıl çiğneyip saldırıya geçtiklerini unutmamak gerekir.
İspanya ve Portekiz’de Endülüs Müslümanları’nın milyonlara varan katliamlarını, fanatik Hıristiyanların yaptıkları anlaşmaları hiçe sayarak gerçekleştirdiklerini bilmeyen var mı?
Eskileri bir tarafa bırakın, Afganistan’ı, Irak’ı Libya’yı neden bombardıman edip, işgal edip, yakıp yıkıp, milyonlarca Müslüman’ı katliama ve tecavüze uğratıp sömürdüklerini düşünelim. Halbuki verdikleri söze ve uluslararası anlaşmalara bakılırsa, teröristleri temizleyip, diktatörlükleri devirip, demokrasiyi kuracaklardı. Hala katliama devam etmeleri, verdikleri sözlerin ve imzaladıkları anlaşmaların hiçe sayıldığını, insiyatif ve fırsat ellerine geçtiği anda hiç bir bağ ile bağlı kalamayacaklarını bize göstermedi mi? Hala göstermiyor mu?
Geçen yıl Papa alayı vula ile Ankara’ya davet edildi. Gizli kapılar arkasında bir takım mutabakatlara varıp, açıktan ilan etmelerine rağmen, Vatikan’a döndüğü gün tam aksini ilan etmedi mi?
Tarih bu güvenilmezliklerinin ve dönekliklerinin örnekleri ile doludur. Kuran bize bunların asla Müslümanlara dost olamayacağını kati hükülerle bildiriyor.
Yaşanılan tarihler de aynı hükümleri yüzlerce kere doğrulamıştır.
Bugünkü İslam ülkelerinin yöneticileri, bu kati hükümlere ve tarihi olaylara rağmen hala onlarla dost olmaya devam ediyorlarsa bu gafletle açıklanması çok zor olan bir durumdur.
Özellikle Avrupa Birliği’nin temel kurallarının fevkalade güzel olduğunu iddia ederek, dostluğu da aşan ve onlarla bütünleşmeyi hedefleyen, bunun için çabalayan Türkiye!
Bu kadar kesin hüküm ve tarihi olaylardan dolayı bilinmeli ki, o güzel olan ve lehimize neticeler doğuracağınıu tahmin ettikleri hükümleri asla ve asla Müslüman bir ülkeye uygulamazlar. Bize karşı 60 küsür yıllık tutumları bunu göstermedi mi?
Hala mı, kanıyoruz?

KURU YORUM

Ben Türkiye’yi yöneten  zihniyetim,
Rakip takımlarla oyun kuruyorum.

Ben Haçlı’ya Siyonist’e güvenirim,
Hep çamurda ıslatılıp, kuruyorum.

Hala Avrupa kapısında beklerim,
Yaptığım ise ham tahmin, kuru yorum…

 

Ekrem Şama

TOP