Ekrem Şama Çanakkale Şiirleri,Çanakkale tarihi,çanakkale savaşları,çanakkele savaşı,

Sitemiz Yeniden Tasarlandı

Uzun çalışmalardan sonra sitemiz yepyeni ara yüzüyle yayına girdi.

 

 

 

 

 

 

 
Bulundugunuz Sayfa:Anasayfa
  • Decrease font size
  • Default font size
  • Increase font size
  • default color
  • green color
  • blue color

REÇEL KUTUSU

Sıcaklar sinekler, ve de düşman ateşi,
Pis bir koku, ölmüş atların kokmuş leşi...
Her gün böyle idi, çekilmiyordu hayat,
Dayanılır mıydı, olmasa maneviyat?
Bir gün akşamleyin, kesilmişti ki ateş;
-Biraz dinlenelim, şimdi gel Ali Kardeş!
-Dinlenmek mi Hasan! Şu ayaklarım pişmiş,
Yırtık postallara, sığmıyor fena şişmiş.
-Benimki de aynı, gel oturalım biraz,
Bak bir arkadaş da, çalmaya başladı saz.
-Hey Türk! Ben var sevmek, sizden olmak yok düşman!
Bizler Gallipoli, sizi vurmak çok pişman!
-Ali, bu gavurcuk, sesi geliyor yine,
Bizi çok severmiş, bakarsan sözlerine...
-Hasan kardeş deme, o da ana kuzusu,
Zorla getirilmiş, yoktur savaş arzusu.
Bak yine hediye, attı bu ne acaba?
-Aaa! Çıkın içinde, biraz sertçe ve kaba.
-Konserve kutusu,
......................-Reçeldir, dün de attı,
Hatırlıyor musun? Yine aynı saattı.
-İşte bak reçelmiş, çok da tatlı aferin,
Biz incir atalım, büyük bir dizin verin.
-Kocaman kutuymuş, hepimize ziyafet,
-Hey gavurcuk, incir! Sana olsun afiyet!
-İşte bak attılar, yeni bir kutu reçel,
Galiba bu bizim, incir için bir bedel.
-Biz de başka bir şey, atalım bir hatıra,
Ne olsun?
................-Sigara?
...........................-Başka,
.................................-Hah, bozuk para...
-Önce şu reçelle, ağzımız bir tatlansın,
Ulan gavurcuk sen, galiba bir aslansın!...
Sözü bitmemişti, ki büyük bir infilak,
Siperin içini, kapladı hep toz toprak...
Hasanın feryadı, yankılandı siperde;
-Ali! Ali! Ali! Ali kardeşim nerde!
Kahpeler! Namertler! Vay zalimler, alçaklar!
Nedir yaptığınız, hangi mertliğe sığar?
Karşıdan koparken, bir kahkaha tufanı,
Mübarek toprağa, düştü Ali’’nin kanı.
Hediye sanmıştı, bombayı koca yiğit,
Vücut parçalanmış, çoktan olmuştu şehit!

Ekrem Şama

 

ÇANAKKALE DİYARINDA



Denize takılan kilit,
Dünyayı kaldıran yiğit,
Alaylar var toptan şehit,
Çanakkale diyarında.

Kahraman şehit çavuşlar,
Şehitliğe uçan kuşlar,
Savaşta yeni buluşlar,
Çanakkale diyarında.

Modern silahlı askerler,
Dersini alan liderler,
Geri kaçarak giderler,
Çanakkale diyarında.

İmandır çelikten engel,
Şehidin üstünde heykel,
Kafatasında şarapnel,
Çanakkale diyarında.

Kızıla boyanan deniz,
Vardır her aileden iz,
Benzerini görmediniz,
Çanakkale diyarında.

Harikaları çok somut,
Sırrı bilinmeyen bulut,
Yeni nesillere umut,
Çanakkale diyarında.

Abdülhamid’’in dehası,
Tabya-batarya sahası,
Göçtü göçecek dahası,
Çanakkale diyarında.

Farzet dibe baktığını,
Denizler demir yığını,
Dedene ver kulağını,
Çanakkale diyarında.

Mermi çarpışmış havada,
Tek yumruk aynı davada,
Şehit var, dağda ovada,
Çanakkale diyarında.

EkremŞama
 
HOŞGELDİN ŞEHİTLER AYI
 
Hareketli, heyecanlı, can sıkan, dişleri gıcırdatan bir yılın ardından gene mart ayı geldi.

İyi ki geldi. İnşaallah gerilen sinirler, sıkılan canlar, bunaltan dertler, bu aylarda birazcık gevşemiş olur da, bizi manevi atmosfere götüren ortam oluşur, rahat bir nefes alırız.

Hiç olmazsa bu ay.

Mart ayının özelliği nedir ki, diyenlere birkaç cümle ile hatırlatmalar yapacağım.

Bir defa maneviyatımızın zirve yaptığı  “Kutlu Doğum Haftası” nın sathı maili mart ayıdır.
İkincisi de şehitler ayı olması.
 

ALKOL TUZAK, UYUŞTURUCU BATAK

Saf yaratıldı dünya, saf yaratıldı beden,
Ey insan sen kirlettin her şeyi, neden neden?
Geldiğin gibi temiz yaşamak mümkün elbet,
Dünyanı kirletmeden yaşamaya gayret et.

Ey insanoğlu, nedir bedenine bu kastın,
Kendine mi, yoksa Yüce Allah’a mı küstün?
Alkol alırsın saf kanını kirletmek için,
Zehir kullanırsın beynini mahvetmek için!

 
O GELİNCE   (KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN)

Kokuşmuş bir dünya, çorakmış çölmüş,
Beyinler bağırlar, batak balçıkmış;
Muhammed Mustafa gelmiş dünyaya,
Gökten nur fışkırmış, yerden bal çıkmış!..

Kara delik, güneş yutarmış gündüz,
Tagutlar dünyayı gölgeliyorken.
Gölgeler nur ile bembeyaz olmuş;
Hakk’a En Sevgili Kul geliyorken.
 

GÖZALTILAR VE GERÇEKLER

Cumhuriyet tarihinde bir ilk yaşanıyor.

Darbe’ye teşebbüs ve cunta planları yapmakla suçlanan, kuvvet komutanlığı yapmış emekli ve muvazzaf generaller başta olmak üzere bir çok üst rütbeli asker ve asker emeklisi gözaltına alındı. Daha da devam eder mi bilinmez.

Elbette bu kişiler suçlu mu değil mi, yargı buna karar verecek. Ama bir gerçek ortaya çıkmıştır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri içinde cunta heveslisi kişiler vardır. Hatta bunların oranları tolerans  sınırlarını aşmış bulunmaktadır. Bu kişileri içerden ve dışarıdan yönlendiren kötü niyetli kişileri hariç tutarsak, şu kanaat ortaya çıkıyor:

 

AYAKLANAN TAYLAR



Dedem akınlar için binince üstüne,

Ayaklanırdı hep kır taylar doru taylar;

Bugün ortalığı toza boğmak kastına,

Ayaklanıyor Danıştaylar Yargıtaylar!..

 



19.02.2010

 
AVRUPA MÜZAKERELERİ

Ne korkunç bir rüyaydı dün geceki Allah’ım,
Uyandım titriyordum, kesilmişti iflahım.
Gördüklerim hayal mi, gerçek mi, verin karar,
Bunları düşünmek bile akıllara zarar.
Güya Avrupa’ya girmeye çabalıyoruz,
Müzakere tarihini hemen alıyoruz.
Başmüzakerecilik de güya bana kalmış,
Heyetim papaz heykeli altında yer almış.
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 1 - 32 / 401

Ana Menü

Anasayfa
Kitaplar
Biyografi
Makale
Şiir
Galeri
Defter
Programlar
İletişim
Videolar
Kitaplar _______________________

Giriş Formu






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Galeri


Çanakkale


Yayla dediğin


İşte Afiş


Seyit Onbaşının Nüfüs Kayıtları


Yayla ve koyun

İstatistikler

Online Ziyaretçi104
Dün En Fazla72
Bu Hafta176
Bu Ay842
Toplam54687

Anket

Sitemizin Tasarımını Nasıl Buldunuz?
 

SATIN AL

www.kitapyurdu.com'dan satın al

 www.kitapyurdu.com'dan satın al

 www.kitapyurdu.com'dan satın al

Çeviri


Web Stats