YENİ BİR DÖNEM

Yeni bir kongreden çıktık, yeni bir döneme giriyoruz.
Yeni Genel Başkanımız, yeni arkadaşlarımız işbaşına geldiler.
Cenabu Allah hayırlı ameller işlememizi nasip buyursun!
İstişare sürecindeki tartışmalar ve arayışlar bitti, çalışma sahalarımızla yeniden başbaşayız!
Yaptığımız işin bir cihad olduğunun bilnci ile başlar seferimiz. Niyet, cihada ve sadece Allah rızasını kazanmaya yapılacaktır. Çalışmalara biz "hayra davet, iyiliği emr ve kötülükten nehy" görevimizi yerine getirmek için ve başarmak niyetiyle başlarız. Bu niyet bizi başkalarından ayıran en önemli ölçüdür. Yani şan şeref için, makam mevki için, ihale için, kendine ve çevresine istihdam sağlamak için, ideolojisini öne geçirmek için, nefsini tatmin etmek için, hemşehrilik sorumluluğu veya benzer niyetlerle çalışmalar yapan diğer gurup ve partilerden işte bu temel niyetimizle ayrılırız. 
Cihadın önce mal ile yapılması, sonra bedeni cihada sıra gelmesi kaidesini iyi biliriz. İmkanlarımız nispetinde yapacağımız cihadı planlayan ve organize eden teşkilatlarımızın maddi eksiklerini gideririz. Bunu yaparken imkanlarımızın sınırına kadar maddi katkıda bulunmayı kendimize görev sayarız. Kendi bağlı olduğumuz teşkilat kademesinin maddi ihtiyaçlarının, öncelikle bizim tarafımızdan karşılanması gerektiğinin şuurundayız.
Çalışmalara başlamadan önce Allah rızası için niyet ve iyi bir plan yaparız. Teşkilatımızdan gelen bütün emir ve tavsiyeleri uygularız. 
Çalışmalarımıza başlamadan önce abdestli bulunmaya, temiz ve itinalı giyinmeye dikkat ederiz. O gün hangi çalışmaları yapacaksak, bunları bize kolaylaştırmasını ve bize başarı nasip etmesini Allah'tan isteriz.
Yapacağımız görev ne kadar çalışmamızı gerektiriyorsa o kadar güç sarfederiz. "Gücümüzün yettiğince çalışmak" prensipini asla ihmal etmeyiz. Bunun üzerimize bir görev olduğunu unutmayız. 
Kimse ile kavgaya veya münakaşaya girmeyiz. Tatlı dili, güler yüzü asla terk etmeyiz. Tebliğimizi yumuşak bir dille yaparız. İnsanları ikna etmeye değil, usulüne uygun olarak tebliğ etmeye görevli olduğumuzu unutmayız. Sözlerimizin etkili olmasını Allah'tan isteriz. Kalplerin sahibinin yalnız Allah olduğunu biliriz. Hiç bir peşin hüküm taşımadan insanalara yaklaşırız. 
Teşkilatımızın çağrılarına daima kulaklarımız açık olur. Toplu güç gösterilerine katılmaya büyük özen gösteririz. Böylece Milli Görüş'ün mitingleri ve toplantıları, en kalabalık, en hareketli ve en heyacanlı mitingler olarak ilgi çeker. 
Gazetelerimizi ve diğer yayınlarımızı mutlaka alır, okur ve okuturuz.
Yaptığımız çalışmaların etkili olmasını Allah'tan dileriz.
Bizler seferimizin zafere dönüşmesi için elimizden gelen tüm çabalarımızı sonuna kadar kullanırız. 
Bu şekilde başından sonuna kadar her çaba, her çalışma usül ve kaidelerine uygun olarak yapılır.
Aslında bu çabaları sarfetmeye muvaffak olmamız, bizim zaferimiz demektir. Amel defterimize yazılan "haseneler" bizlerin şahsi zaferlerimizdir. 
Çalışmalarımızın sonuçları ile ilgili zafere gelince:
Bu bizim şahsi çabalarımızın çok ötesinde bir takm şartların bir araya geşmesi ile Allahımızın nasibi neticesinde oluşacaktır.
Söz konusu şartların içinde, bizim niyet ve çabalarımızdan tutun da, toplumumuzun, bizim hedeflediğimiz ve gelmesi için her türü çabayı sarfettiğimiz yönetim ve düzene layık olup olmaması da vardır. Bu konu yüce Rabbımızın takdiri dairesindedir.
Biz "seferden sorumluluğu" bu şekilde anlarız.
Şahsi zaferlerimiz her bir çaloşma ile amel defterlerimize yazılıyor. Toplumsal zaferlerimiz ise Allahımızın takdir ettiği zamanda nasip olacaktır. 
Yeni kongremizin hayırlı olmasını, görev alan kardeşlerimiz için de şahsi ve toplumsal zaferlere vesile olmasını Allah’dan niyaz ederiz.
 
GAYRET
 
Esir olmuşsan tembelliğe;
Sana çok yakışır karanlık.
Gayreti kuşan kalk ayağa,
Bir kibrit yak, ışır karanlık..
 
Ekrem şama
 

 

TOP