KOYNUMUZA YILAN SOKTULAR

 
 
Yıl 2014, 2 Ekim!
TBMM’de Akparti ve MHP’nin 298 evet oyu ile bir tezkere kabul edilmişti!
“Irak ve Suriye konusunda, IŞİD ve diğer terör örgütleri ile mücadele için, sınır ötesine asker gönderme ve yurdumuza yabancı askeri güçleri kabul etme” tezkeresi.
Saadet Partisi sözcüleri ve özellikle Genel Başkan Prof. Dr.Mustafa Kamalak yurt çapında yaptıkları etkinlikler ve basın toplantıları ile bu tezkerenin kabul edilmemesi gerektiğini ısrarla vurguladılar.
Özetle şunları diyorlardı:
“Tezkere yanlış ve tarihi bir hata! Haçlı’nın ipiyle kuyuya inilmez! Batı, barış adına girdiği her yere savaş getirmiştir. Huzur adına girdiği her yere kan ve gözyaşı getirmiştir. Özgürlük adına girdiği her coğrafyaya zulüm ve esaret getirmiştir. Bundan 11 yıl önce Irak’ı Saddam gibi bir diktatörden kurtarıp, demokrasi ve özgürlük getirecekti. Tam tersi oldu. Irak üçe bölündü. 1,5-2 milyon insan hayatını kaybetti. 5 milyon insan mülteci hayatı yaşamaya mahkûm edildi. Getirdikleri şeyler kan, gözyaşı ve yıkım oldu. Ülkemize ve bölgemize gelen bu yabancı askeri güçler de ancak kan gözyaşı ve yıkım getirir. Bu tezkere tarihi bir hatadır, Batı’nın bir tezgahıdır. Türkiye bu hataya düşmemelidir.”
İktidar mensubu kardeşler!
Bunlar biz dost uyarısı idi. Hepimize ait bu topraklarda ve komşu İslam topraklarında halkımızın ve din kardeşlerimizin huzurunun ve barışın bozulmaması için yapılan dostane ve kardaşane uyarılardı. 
Bütün bu uyarılara rağmen bu tezkere geçti. Ülkemize, üslerimize, başta ABD olmak üzere çok sayıda ülkenin askeri ve savaş araç gereçleri yığıldı.
Yığıldı da ne oldu:
İki yıldır olanları özetleyelim mi?
1-Irak’ta varlığını gösteren ABD maşası IŞİD terör örgütü atağa geçti. Büyüdü, çoğaldı, güçlendi. Bizi tehdit eder hale geldi. Öldürülen ve vatanlarından çıkarılıp sürülen Müslüman sayısı on milyonları buldu. Sınırlarımıza dayandı, kentlerimizi bombardıman etti, onlarca vatandaşımızın ölümüne sebep oldu, görevlilerimizi rehin aldı, Süleyman Şah Türbesini bize geri çektirdi. 
2-IŞİD dışında adını pek duymadığımız bir yığın terör örgütü ortaya çıktı. PKK’yı bilirdik, PYD,YPG,TAK, El Nusra, ve daha ismini sayamayacağımız terör örgütleri ortaya çıktı. Hem de koskoca Türkiye’yi tehdit etme cüreti gösterecek, sınırlarımızı çepeçevre saracak kadar ileri gittiler.
3-Bu tezkereden önce PKK terörü büyük ölçüde suskun ve durgun bir vaziyette iken, yurda kabul ettiğiniz yabancı askeri güçlerle beraber, birden bire atağa geçmedi mi? Şehir işgalleri, katliamlar, meydanlara kazılan hendekler, köstebek yuvaları, rehin almalar, sözde denetim yapmalar!..
4-Yine onların kurduğu FETÖ, darbe yapıp, Türkiye’yi perişan edip, sizleri de öldürmeye kalkmadılar mı? TBMM dahil nereleri bombaladılar, kaç şehidimiz, kaç yaralımız var?
5-Son aylarda ise Türkiye’nin her tarafında patlayan bombalar, ölen ve yaralanan yüzlerce sivil vatandaşımız, yabancı misafirlerimiz, askerimiz, polisimiz, güvenlik gücü mensubumuz, öğrencimiz, memurumuz, bebeğimiz!.. 
Bütün bunlar tesadüf olabilir mi?
Bunlar nereden yönetiliyorlar? Silahlarını, mühimmatlarını, askeri ve teknik malzemelerini nereden alıyorlar? Bu yeni yeni örgütleri kim kuruyor, kim silahlandırıyor? Üslerimizde bulunan yabancı askeri personel üniformalarını bile gizleme gereği duymadan bu terör örgütlerinin hizmetinde çalışmıyorlar mı?
Başbakan Yardımcısı açıkladığına göre, Beşiktaşta kullanılan patlayıcının Türkiye’den temin edilmesi mümkün değildir. Nerden almış olabilirler?
Darbeci subaylar ve FETÖ yöneticileri nereye sığındılar, kimlerin himayesindeler?
Buundan sonra başımıza daha büyük belalar açmaya teşebbüs etmeyecekler mi?
İktidar mensubu kardeşler!
Koynumuza yılanları soktunuz. Onlar da tiynetlerinin gereği iki yıldır bizi ısırıyorlar, zehirlerini akıtıyorlar.
Tezkerede bir cümle daha vardı:
“Yurda kabul edilecek bu yabancı askeri güçler hükümetin belirleyeceği esaslara göre kullanılacaktır.”
Sizin belirlediğiniz esaslara uydular mı?
Asla uymazlar!
Şunu asla unutmamak gerekir:
Haçlı devletleri ile beraber yaptığınız işlerde, ne kadar mükemmel kaideler koyarsanız koyun, fiili insiyatif sizde olmazsa hep zararlı çıkan siz olursunuz!
Sonuç olarak:
Saadet Partisi’nin uyarılarını zerre kadar dikkate almadınız.
Muhtemelen oy oranlarına baktınız!
Tecrübeye, ferasete, dirayete zerre kadar kıymet vermediniz!
Bunlar sizin düşmanınız değildi ve olamazlar!
Ey iktidar mensupları!
2 Ekim 2014 tezkeresi ile yaptığınız büyük hatayı nasıl düzeltecekseniz lütfen düzelltiniz!
Hatadan dönme erdemini gösteriniz!
Lütfen!
Milletimizi ve ülkemizi daha büyük belalara sokmadan!
 
KOYNUMUZDAKİ YILANLAR
 
Önce derdimizin büyüklüğü bir iken,
Koynumuza zehirli yılanlar soktular!
Yılanın işi sokmak, onlar da soktular; 
Kan ve gözyaşı şimdi barajda biriken! 
 
Ekrem Şama
TOP