SOĞUTMA ÇALIŞMALARI

 

Menfur bir suikastle Rus büyükelçisi Karlov öldürüldü ya!
Katilin FETÖ mensubu olduğuna dair yaygın bir kanaat oluştu ya!
Katil tetiği çekmeden öne “Halep’in intikamı, öldürülen bebekler, akan Müslüman kanı”  gibi toplumda haklılık intibaları oluşturmaya çalıştı ya!
Tetiği çekerken “Besmele, tekbir” gibi toplumun dikkatini çeken sloganlar attı ya!
Yaralıyken bile, dünyada akan “Müslüman kanı” üzerinden nutuklar söyledi ya! 
Katilin bu söz ve tavırlarını kullanarak, kendilerine 15 Temmuz darbe girişimi sırasında sergiledikleri vahşet ve merhametsizlik tablolarından dolayı çok kızgın olan toplumu soğutma çalışmalarına kalkışanların olduğuna dair yaygın söylentiler, fısıltılar aldı başını gidiyor. Sanki hem toplumun kızgınlığını gidermek, hem de itibar kazanmak için bir fırsat ele geçirmişler gibi. 
Böylece bu menfur cinayeti istismar ederek, toplumda kendilerine tekrar bir yer açma teşebbüsleridir söz konusu olan.
İslam dünyasındaki vahşetler çok umurlarındaymış gibi.
Katilin FETÖ mensubu olup olmadığının tespiti elbette bizim işimiz değil. Görevliler çalışıyor, sonuç açıklanır. Lakin bu katilin sözleri üzerinden toplumda kendilerine yer edinmeye, itibar diriltmeye çalışanları iyi tanımamız gerekmektedir.
Son 15 yılı şöyle bir gözden geçirmemiz, bunların bu tavırlarındaki samimiyetsizliklerini anlamamız için yeterlidir.
Halep’te akıtılan Müslüman kanı ile bu kadar ilgili imiş gibi gözükmek isteyenler, Afganistan’ı işgal eden Haçlı güçlerine destek veren zamanın iktidarının yanında ve en samimi destekçileri değiller miydi? Öldürülen milyonlarca Müslüman, yakılan bebekler, üstüne işenen Müslüman cesetleri, yakılan yıkılan mabetler, ayaklar altına alınan kutsallarımız, iffet kirleticiliği bunların desteği ile gerçekleşmedi mi?  
Komşu Müslüman ülke Irak zalim Haçlılar tarafından işgal edilirken, bu işgale ülkemiz topraklarından, denizlerinden ve hava sahasından destekler verenlerle beraber değiller miydi? Üslerimizi kullanılarak on binlerce sorti yapan ölüm uçaklarının bombalarının yıktığı şehirler, yaktığı Müslümanlar, kirletilen iffetler, bunların ilgisini neden hiç çekmedi? İşgalci katillerin yiyecek, içecek ve kullanacakları malzemeler Türkiye’den tır katarları ile sevk edilirken, gıkları çıkmış mıydı? Kaç milyon Müslüman öldürüldü, bunların haberleri oldu mu? 
Tarihte misli ve benzeri olmayan bir metodla, savaş bile ilan etmeden, Haçlı zorbaları tarafından Müslüman Libya işgal edilip, hunharca katliamlar yapılıp, yakılıp, yıkılıp, tüm zenginlik kaynaklarına el konulması sırasında bunların seslerini duyan oldu mu? Bu bombardıman, işgal ve katliama fiili destek veren zamanın iktidarı ile birlikte hareket etmiyorlar mıydı? Orada öldürülen yüzbinlerce Müslüman, kirletilen iffetler, akıtılan bebek kanları Müslümanların değil miydi? Halen oluşturulan o cehennemden kaçmak isterken hergün denizlerde boğulan Müslümanları hiç gündem yapıyorlar mı?
Haçlı zorbaları Suriye’de iç savaş çıkarırken, bunların sesini duyan olmuş muydu? Yüzbinlerce kişi katledilirken, onmilyonlar yurtlarından sürülüp çıkarılırken bunlardan tık sesi duyulmuş muydu?
Yemen karıştırılırken, Mısır’da katliamlar yapılırken bunlar neredeydi?
Gazze’de, Kudüs’te, Filistin topraklarında, buraların sahipleri olan Müslümanlar zorba Siyonistler tarafından taşlarla ezilerek, fosfor bombaları ile yakılarak katledilirken, bunların derdi İsrail’de ölen bir kaç kişi olmadı mı?
Dünyanın muhtelif bölgelerinde yıllardır akıtılan Müslüman kanı ile hiç ilgilendiler mi, hafızalarını yoklasınlar.
Şimdi tutmuşlar, bir katilin yaptıklarından kendilerine haklılık payı çıkararak toplumda itibar kapma telaşına girmişler. Eli kanlı Rusya’nın Büyükelçisini öldüren katilin hal ve hareketlerinin gölgesine sığınarak. Aynaya bir bakmalarını tavsiye ederiz. Rusya’nın elindeki kanı incelemeden önce, kendi üzerlerine yapışıp kıpkırmızı hale gelmiş bulunan kan pıhtılarına bir göz atsınlar da, önce kendilerini sorgulasınlar.
Bütün bu Müslüman katliamlarının, yıkımların, vurgunların, soygunların tek ilacı olan İslam Birliği inşasında, tek bir tane tuğlaları var mıdır? Bırakın bir tuğla koymayı, böyle bir düşünce besliyorlar mı, kendilerini bir çek etsinler.
Türkiye’nin mana ve madde planında kurtuluşu için ne zaman ciddi bir girişim olsa, hemen bunun dırar teşkilatı kurulur. İşte bunlar da Milli Görüş hareketinin kuruluş ve ülkeyi düzeltme aşamasında bu dırar teşkilatını kurdular ve asıl dinamik olan dinimizi sulandırmayı hedeflerine koydular.
Bunların bu halleri ile geleceğimizde yerleri olmayacaktır inşaallah!
 
DIRAR MESCİTLERİ
 
Dırarlar doldurdu sağı solu,
Parti, dernek, vakıf, dergah dergah!
Her yer fitne, fesat, fücür dolu,
Her köşe örülmüş tezgah tezgah!
 
Ekrem Şama
TOP