SAADET PARTİSİ ÇOK İLERİ GİDİYOR

 

 
 
Neymiş efendim, başkanlık sistemi getiren Anayasa değişikliğine “evet” demeyecekmiş.
Sen misin bu kararı alan?
Bak ne hücümlar yiyeceksin!
Ne karalamalara muhatap olacaksın!
Ne benzetmelere tabi tutulacaksın!
Yeni değil ki bu tavır.
Hatırlayalım mı?
Saadet “çok ileri giderek” Afganistan’a NATO komutasına asker gönderilmesine karşı çıkmıştı. Bugün haklılığını anlamayan kaldı mı?
Medya ve siyasilerce az mı hücum edildi!
Yine “ileri giderek” Irak işgalinin açacağı yaraları tahmin edip ortaya koyan  Saadet’e az mı tokat atılmaya kalkışıldı?
Hükümetin Libya’nın bombardımanına katılma kararına karşı Sadet’in “ileri giderek” şiddetle karşı çıkması üzerine, “devlet yönetmeyi tavuk gütmekle karıştırıyorsunuz” diye az mı hücum edildi! Bugün bu rezil bombardımanın altında ezilmiyorlar mı?
Yine Saadet’in “çok ileri giderek” Suriye’de sorunlar varsa görüşerek halledilsin diye çıkış yapması, bunun şeklini de bizzat Suriye’ye giderek örneklemesi üzerine Eset’çi olmak, düşmandan yana olmak, kurulmakta olan yeni Osmanlı modelini baltalamak suçlamaları ile medya ve siyaset lincine tabi tutulduklarını unuttuk mu? Sonunda “çok ileri giderek” ne kadar haklı olduğunu anlamayan kaldı mı?
Yüzlerce üst rütbeli askerin “Ergenekoncu” veya “Balyozcu” suçlamaları ile tutuklandığında, “çok ileri giderek”  bunun bir Amerikan oyunu olduğunu açıklayan Saadet’i çeteci olmakla suçlayıp medya lincine tabi tuttuklarını, ama yıllar sonra Saadetin haklılığının tescillendiğini bilmeyen kaldı mı?
17-25 Aralık’tan sonra, Saadet’in kendi özel istihbaratı ile FETÖ’cü askeri personelin isim isim ilgili bakanlara bildirmesi, fakat bu yazılı raporun sümen altı edilmesi, ama 15 Temmuz gecesi bu personlain dosyayı sümenaltı eden bakanları öldürmeye kalkışması Saadet’in çok ileriyi görmesi, yani “ileri gitmesi” değil de nedir?
İktidarın faizin bir dünya gerçeği olduğunu, faizsiz ekonominin yürümeyeceğini açıklaması karşısında “ileri giderek” faizli ekonominin mikrop taşıdığını ve re geç bu mikropların toplumu ifsat edeceğini açıklaması ve bunun bugünkü ekonominin nasıl ifsat edilfdiğini bizzat Cumhurbaşkanı’nın ağzından ifade ediliyor olması, ileriye gitmiş, yani ileriyi tahmin etmiş olmasının bir örneği değil midir?
Mısır’da İhvan’ın kurban edilmesi olayını mı anlatalım, Arap Baharı safsatasına kanan iktidarı ileriyi görerek vazgeçirmeye çalışmasını mı anlatalım? Kürecik’e kurulan casusluk tesislerini mi anlatalım, patriotların İsrail’i korumak için getirildiğini mi anlatalım?..
Saadeti çok sıkıştırdılar:
Seçimlerde oylarının düşmesinin sebeplerini açıklayın diye!
Saadet’in her mühim olayda “çok ileri giderek” bunları tahmin etmesi ve ilgilileri uyarması üzerine, medyatörleri vasıtasıyla yapılan haksız hücumların ve linçlerin açtığı yaraları hatırlayanlara, paniğe kapılan bir çok arkadaşımızın yön değiştirmiş olması gerçeğinden  başka sebep mi gerekir ki?
Saadet şimdi yine çok ileriyi tahmin ederek, bu TBMM’den geçen ve halkoyuna sunulacak olan Başkanlık rejiminin fayda değil zarar getireceğini açıklıyor.
Elbette medya yine harekete geçirilecek. Yine haksız linçe tabi tutulacak.
Ama umuyoruz ki bu sefer milletimiz Saadet’in çok ileri gittiğini anlayacak. Yani çok ilerileri gördüğünü ve uyarı görevini yaptığını önceki örnekelere bakarak anlayacak.
Yine Halkımız Bunca yanlışlıklar sonucu İstiklal savaşı sürecine getirilmişliğimizin vebalinin kimlerde olduğunu, Saadet’in ileriyi nasıl tahmin edip gördüğünü takdir edecektir.
Saadet için oy hesabı ikinci plandadır. Medya rüzgarına kapılarak yön değiştiren kardeşlerimizin Türkiye ve İslam aleminin getirildiği bu çıkmaza bakıp, yaptıklarından pişmanlık duyup yutkunduklarını ama, bunu da bir nefis meselesi yapıp haklı çıkmak için olağanüstü bir çaba içinde olduklarını görüyoruz. Ümit ediyoruz ki, Milletimiz eninde sonunda doğru ile yanlışı ayırt edecektir. 
Saadet getirilmek istenen siteme, şayet bu şekliyle halkoyuna sunulursa “hayır” diyeceğini şimdiden ilan etmekle “çok ileri gitmiş” oluyor.
 
 
MEDYA KAMPANYALARI
 
Yalan atarlar da, doğru dedik, derler;
Medyada bunların daha beteri var,
Büyük gürültü çıkarıp linç ederler,
Zulada kös var, davul var, bateri var!
 
Ekrem Şama
TOP