MİLLİ GÖRÜŞ VE ERBAKAN

 

 ERBAKAN’DAN ÖĞRENDİK

 

Batıl karşısında, eğmedi başını,

Davası uğruna, terk etti işini,  

O liderimiz, bırakmayız peşini;

 

Çilekeş, yüzü nur, alnı ak, başı dik;

Biz dik durmayı, Erbakan’dan öğrendik!

 

 

 

 

 

 

ERBAKAN’IN NASİBİ

 

Dinin Yıldızı ismi verilmişti Erbakan’a

Şükür, bunu ifade etmek nasip oldu bana,

Kara bulut yıldızların önünü kapatmışken,

Üfleyip parçalamak, nasip oldu Erbakan’a.

 

İsmini anmak bile yasaklanmıştı, Allah’ın

Yoluna engeller konulmuştu Resulullah’ın.

Çekilin kara bulutlar, yıldızlar buradalar,

Bakın! Diye haykırmak, nasip oldu Erbakan’a.

 

Her iktidarın şamar oğlanı sayıp vurduğu,

Köpeğin ısırdığı, atın tekme savurduğu,

İnandığı gibi yaşamayı imkansız sanan,

Müslümanı uyartmak, nasip oldu Erbakan’a.

 

Böyle azim, böyle gayret bir başkasında var mı?

Yaptığı çalışmalar küçük bir ömre sığar mı?

Tek başına yürümeye başladığı bu yola,

Yüzmilyonları katmak, nasip oldu Erbakan’a.

 

Büyülüler, medyunlar, uşaklar, aklı yalınlar,

Sahte yıldızlar, cüzdanlılar, ensesi kalınlar.

Yollarına çıkıp önüne dikenler koydular, 

Hepsini ezip geçmek, nasip oldu Erbakan’a.

 

Herbirinin ışıttı önünü, açtı yolunu,

Kuyudakileri çıkardı, tuttu da kolunu,

Emanete müstehaktır diye bildiklerinin,

İhanetine gelmek, nasip oldu Erbakan’a. 

 

Bizler de şahidiz, hep görevinin başındaydı.

Daim Hakk’ın yanında, Hak-Batıl savaşındaydı.

Ömrünü böyle geçirdiğini bilmeyen mi var?

Müslümanın duası, nasip oldu Erbakan’a,

 

 

25.04.2004

 

 

GÖREVİNİ YAPTI ERBAKAN

 

Alim, arif, müşfik, mütebessim, çalışkan.

Bin yıllık ateşle, bu meşaleyi yakan,

Liderliği görür, O'na dikkatli bakan,

Tarih şahittir ki, görev yaptı Erbakan.

 

İşte Din Yıldızı, işte Hilal Lideri!

İşte cehde hazır, Milli Görüş erleri!

Dünyayı kuşatmış, O'nun sevgi çemberi,

Hilal şahittir ki, görev yaptı Erbakan.

 

O'nu anlatmak mı? Haşa, nedir seviyem?

Dönenlere baktım, hepsi kurda kuşa yem,

Şahitlik edecek, il il, köy köy Türkiyem!

Millet şahittir ki, görev yaptı Erbakan.

 

Hayırlara motor, şerlere ise hep fren,

İnen yaya kalır, çok hızlı gidiyor tren.

Ferasetli lider, çağ ötesini gören,

Zaman şahittir ki, görev yaptı Erbakan.

 

İktidarlar vardı, güçlülerin piyonu,

Bıraktıkları da, hep zam zulüm reyonu.

O makama geçti, icraat şampiyonu,

Makam şahittir ki, görev yaptı Erbakan.

 

Çilesini çekti, dokudu ilmik ilmik,

Yeşerdi boy attı, Milli Görüş'çü gençlik,

El ele, kol kola, baş dik, irade çelik,

Gençlik şahittir ki, görev yaptı Erbakan.

 

Duruşuyla onur kattı onurumuza,

İnançlı kadrolar, geldi omuz omuza,

İşte haykırıyoruz, gitmeden sonsuza;

Bizler şahidiz ki, görev yaptı Erbakan.

 

Kula engel olmak, kötü olan her işte,

Emretmek iyiyi, yaptığı budur işte.

Yükselirken Hak Yol, batıllar hep inişte,

Vahiy şahittir ki, görev yaptı Erbakan.

 

Dik durdu çalıştı, Allah izin verdikçe,

En güçlü bizleriz, kalpler toplu vurdukça,

Hep liderimizdir, canlar tende durdukça,

Allah şahittir ki, görev yaptı Erbakan.

 

13.09.2005

 

 

YÜZYILIN LİDERİ ERBAKAN

 

Biliriz şu sözleri, ki muazzez, mübarek;

Sizden olan lidere, itaat etmek gerek,

Üstün bir ümmet çıksın, insanların içinden,

İyiyi emr, kötüden men'i görev bilerek.

 

Yazdıkları okunsun, nurla yazan kalemin,

Yüzyılın liderini tanıdı ruy-i zemin.

 

Kimisi sehpa kurdu, kimi binerek ezdi,

Silmişlerdi cihadı, ilmihaller bilmezdi.

Mümin kafir münafık, yeniden oldu ayan,

Sınırlar belliydi de, çizgileri O çizdi.

 

Ferasetle bakınca, görecek ki her mümin,

Yüzyılın liderini tanıdı ruy-i zemin.

 

Gözünüze müslüman gözlüklerini takın,

Kimler yanında, kimler karşısında bakın,

En makbul şahitlikmiş, hasmının şahitliği,

Nasıl paniklediler, görülmesiyle Hakk'ın?

 

Tepkisine bakılsın hainin ve zalimin,

Yüzyılın liderini tanıdı ruy-i zemin.

 

Liderliğini tasdik etti doğuyla batı,

Tuttuğu yola bakın, liderliğin isbatı,

Ömür boyu İla-yı Kelimetullah gaye,

Nice zulümler gördü, bırakmadı sebatı.

 

Bizlere de gösterdi şükür Rabb-ül alemin,

Yüzyılın liderini tanıdı ruy-i zemin.

 

Hayata geçer ise kıymetlidir her ilim,

İlmiyle amel eden, işte O gerçek alim.

Topluca yapışmalı, Yaradan'ın ipine,

Parçalanmış bir dünya, zulüm üstüne zulüm.

 

Tarifine bakılsın arif olan alimin,

Yüzyılın liderini tanıdı ruy-i zemin.

 

Erbakan ismi ile özdeş oldu mücahit,

İlimde sanayide siyasette müceddit,

Sanki yeniden gelmiş, çağın önüne geçmiş,

Yüzyıl önceki Hakan-ı Veli Abdülhamit!

 

Çizdiği yöne doğru bakılsın fennin ilmin,

Yüzyılın liderini tanıdı ruy-i zemin.

 

31.07.2006

 

 

 

ERBAKAN’DAN ÖĞRENDİK

 

Cihadı unutmuş, paslı bir nesildik,

Onun sesini duyduk, kulak kesildik,

Süt sağmak için, tekelere asıldık;

 

Çilekeş, yüzü nur, alnı ak, başı dik;

Biz cihad nedir, Erbakan’dan öğrendik!

 

Doğudan batıya, zulüm gören her fert,

Katar, onun dertlerine yeni bir dert,

Kah ağlar, kah güler, buyruğu tatlı sert;

 

Çilekeş, yüzü nur, alnı ak, başı dik;

Biz lider kimdir, Erbakan’dan öğrendik!

 

Göremezdik, yolun başını sonunu,

Ömür boyu öğretti hep, konu konu,

Biz koşarken daim, önde gördük onu;

 

Çilekeş, yüzü nur, alnı ak, başı dik;

Biz hedef nedir, Erbakan’dan öğrendik!

 

Etrafına dizildik, hepimiz saf saf,

Kimseyi kovmaz, olmasın diye israf,

O konuşunca, yankı verir her taraf;

 

Çilekeş, yüzü nur, alnı ak, başı dik;

Biz vefa nedir, Erbakan’dan öğrendik!

 

Neden, nasıl çalışırız, bile bile,

Bizi yönlendirdi, kafile kafile,

Her adımımız, dayanır bir delile;

 

Çilekeş, yüzü nur, alnı ak, başı dik;

Biz şuur nedir, Erbakan’dan öğrendik!

 

Görev için harcanmalı tüm gücümüz,

Elbette Kur’an’dır, Sünnet’tir ölçümüz,

Allah ve Resül uğrunadır göçümüz;

 

Çilekeş, yüzü nur, alnı ak, başı dik;

Biz gayret nedir, Erbakan’dan öğrendik!

 

Yol bilmezdik, arardık hep sağı solu,

O ışık tuttu, gösterdi doğru yolu,

Onurumuzla çalıştık, dolu dolu;

 

Çilekeş, yüzü nur, alnı ak, başı dik;

Biz onur nedir, Erbakan’dan öğrendik!

 

Batıl karşısında, eğmedi başını,

Davası uğruna, terk etti işini,  

O liderimiz, bırakmayız peşini;

 

Çilekeş, yüzü nur, alnı ak, başı dik;

Biz dik durmayı, Erbakan’dan öğrendik!

 

 

07.09.2010

 

 

ERBAKAN HOCAMA!

 

Şu dünyanın kalbi dünyadan göçtü;

Feleğin çarkları dönmüyor Hocam!

Damlalar sel oldu yüreğe düştü;

Gözyaşımız artık dinmiyor Hocam!

 

Alıştık başta hep seni görmeye,

Alıştık senden alıp da vermeye,

Alıştık senin meyveni dermeye;

Sensizlik yüreğe sinmiyor Hocam!

 

Barışır mıyız sensiz bir hayatla,

Şimdi ağlıyoruz sessiz feryatla,

İmtihandayız sabırla sebatla,

Yürekler kabardı inmiyor Hocam!

 

Gül gamzeler şimdi cennette açar,

Sensizlik bize vurulan bir hançer,

Bu hançer yürekleri deler geçer,

Yaralı yürekler onmuyor Hocam!

 

28.02.2011

 

 

 

 

 

MİLLİ GÖRÜŞ MÜCAHİDELERİ

 

Din yıldızı doğdu, o gün şafak vaktiydi,

Buz tutmuş cemreler için toprak vaktiydi,

Şeytanların huzuru kaçtı Hakk vaktiydi;

Çiçek açtı Havva soylu Mücahideler!

 

Yollar çizildi köşe bucak memlekete,

Erbakan azmi aşılandı tüm gayrete,

Cihad pusulası takılınca hizmete;

Çıktı Asiye sabırlı Mücahideler!

 

Lider Erbakan bayrak yapıldı cihada,

Analar, kızlar, bacılar vardı sahada,

Rahat terk edildi, edilecek daha da;

Yürüdü Meryem onurlu Mücahideler!

 

Madem ki tebliğ gidecekti evden eve,

Kolları sıvadı kadınlar seve seve,

Ayşenur, Emine, Feyza, Nazmiye, Merve;

Hepsi Hatice vefalı Mücahideler!

 

Cihad deyince feda edildi bebekler,

Koştular dilde dualar, elde çiçekler,

Milli Görüş bu, elbet fedakarlık bekler!

Varolsun Fatma değerli Mücahideler!

 

Cihadda kadın erkek sanki etle tırnak,

Şartların şartı, emre itaatkar olmak,

Her adımda şehitlik sevabını bulmak;

Bunlar Sümeyye yürekli Mücahideler!

 

Hedef Hakkı üstün tutan bir Medeniyet,

Malı mülkü evladı fedadır şehadet,

Nizam, Selamet, Refah, Fazilet, Saadet;

Koştu hep Zeynep gayretli Mücahideler!

 

Ertuğrullar, Osmanlar, Muratlar, Mehmetler,

İmanlı bir nesil içindir hep zahmetler,

Mücahit Erbakan’a dilerken rahmetler;

İffetli Malhatun gibi Mücahideler!

 

Mal, mülk, şan, şöhret, sizi döndüremez yoldan,

Çare özümüzde, medet beklenmez elden,

Emir Kur’an’dandır, reçetesi Rasül’den;

Hep Nene Hatun şuurlu Mücahideler!

 

İş başa düştü, onlar cihada koştular,

Mücahit Erbakan, diye diye coştular,

Hakkı tavsiye eden dille konuştular;

Gayretli, Elif duruşlu Mücahideler!

 

Hamurunuz toprak, mayanız İslam ile,

Dillerde haklı söz, ellerde selam ile,

Yolunuz çizilmiş mukaddes kelam ile;

Selam olsun size, şanlı mücahideler!

Selam olsun sana, ey Mücahit Erbakan!

 

05.02.2012

 

 

 

 

MİLLİ GÖRÜŞÇÜLERİN DUASI

 

Ya İlahi!

 

Zalimlere haddini bildirmeden,

Mazlumları ayağa kaldırmadan,

Milli Görüş marşını çaldırmadan;

Alma emanetlerini bizlerden!

 

Hainin diz çöküşünü görmeden,

Sahtekarın yüzüne tükürmeden,

İşbirlikçiyi çukura sürmeden;

Alma emanetlerini bizlerden!

 

Zalim düzenleri kaldıramadan,

İslam Birliğini olduramadan,

Amel defterini dolduramadan;

Alma emanetlerini bizlerden!

 

Haçlı’yı Siyonist’i sindirmeden,

Yetimin gözyaşını dindirmeden,

Zulüm kulelerini indirmeden;

Alma emanetlerini bizlerden!

 

Zulüm bataklığını kurutmadan,

Tagutların kökünü çürütmeden,

Senin hükümlerini yürütmeden;

Alma emanetlerini bizlerden!

 

Yeniden Büyük Türkiye olmadan,

Bizle yeni bir dünya kurulmadan,

Müslümanlar bir olup kurtulmadan; 

Alma emanetlerini bizlerden!

 

Buyrukların yerine tam gelmeden,

Rasul’ün sünneti hayat bulmadan,

İnsanlık karanlıktan kurtulmadan;

Alma emanetlerini bizlerden!

 

 

22.04.2016

 

 

 

ERBAKAN’IN DEĞERİ

 

Babalarımız derdi ki o asrın lideri,

Dünyamızı kurtaracak onun ilkeleri,

Üst üste konuldu da kaç liderin ciğeri;

O zaman anlaşıldı, Erbakan’ın değeri!

 

Hayattayken etrafında az sayıda kişi,

Bizim aklımıza hiç sığmazdı onun işi,

Uğurlarken aktı da milyonların gözyaşı;

O zaman anlaşıldı, Erbakan’ın değeri!

 

Nice yeni sanılan fikirler hep çürüdü,

İslam dünyasına Haçlı sürüsü yürüdü,

Ne zaman Siyonist planlar dünyayı bürüdü:

O zaman anlaşıldı, Erbakan’ın değeri!

 

Haçlı başımıza çıktı taviz vere vere,

Her cinayette biz öldürüldük milyon kere,

Ne zaman ki bebek kanları döküldü yere;

O zaman anlaşıldı, Erbakan’ın değeri!

 

İşbirlikçi kim, düşman kim, kaldık aralıkta,

Şaşkınlıktan belamızı istedik sandıkta,

Dövünmek için dizlerimizi aradık ta;

O zaman anlaşıldı, Erbakan’ın değeri!

 

Eserlerini yıktılar, kavga var illerde, 

Sırma saç arasalar da bitmiyor kellerde,

Bir de baktık, barışın adı kalmış dillerde;

O zaman anlaşıldı, Erbakan’ın değeri!

 

Bize çehresini çatmaya başladı bayrak,

Unutuldu, İslam birliğine ait sancak,

Gördük, altımızdan kaymaya başladı toprak;

O zaman anlaşıldı, Erbakan’ın değeri!

 

Zihinler pas tuttu, beyinler bağladı yosun,

Erbakan yok ki, hikmetli sözler yazsın basın,

Şimdi o olmalı ki, üç vurup da bir saysın;

O zaman anlaşıldı, Erbakan’ın değeri!

 

Yazık, Siyonist’ten önce anlayan olmadı,

Bakın, ihanet edenler de huzur bulmadı,

Ne zaman ki ülkemizde bereket kalmadı;

O zaman anlaşıldı, Erbakan’ın değeri!

 

Başımıza gelenler bir kaç söze sığar mı,

Ellerimizi açtık, acep rahmet yağar mı,

Aradık, bari şefkatli bir tebessüm var mı?

O zaman anlaşıldı, Erbakan’ın değeri!

 

23.08.2016

 

 

ERBAKAN DOKSAN YAŞINDA

 

Bindokuzyüzyirmialtıda doğdu, 

Sözü doğru, yolu yol, yaşı doksan.

Adı Mücahit Necmettin Erbakan;

Sözü doğru, yolu yol, yaşı doksan.

 

Su var, hamur var da olmuyor ekmek,

Artık herkes gördü ki, maya noksan.

Mayanın yeri Milli Görüş derdi;

Sözü doğru, yolu yol, yaşı doksan.

 

Camilerde süs için var sanırlar,

Bu Elif deyip gözlerine soksan.

Her şeyin tek sebebi Elif derdi;

Sözü doğru, yolu yol, yaşı doksan.

 

İthal düzenler bitti, yürümüyor, 

Ey Erbakan, ismin yoksa, sen yoksan.

Senle alay edenler ne diyor bak;

Sözü doğru, yolu yol, yaşı doksan.

 

Fikirlerini gömdük sanıyorlar, 

Beton da döktüler, çok enteresan;

Betonlar bile haykırıyor artık;

Sözü doğru, yolu yol, yaşı doksan.

 

Devriliyor geniş tabanlı hırslar,

Dört yönden payanda da dayasan.

Bir bir mezarına gelip diyorlar;

Sözü doğru, yolu yol, yaşı doksan.

 

Yarış olur elini öpmek için,

Sen yattığın mezarından doğrulsan.

Yerler de, gökler de senin şahidin;

Sözü doğru, yolu yol, yaşı doksan.

 

Bizler de Milli Görüşçüyüz diyen,

Palyaço kılıklı binlerce korsan.

Şimdi çukurdan sana sesleniyor;

Sözü doğru, yolu yol, yaşı doksan.

 

Pişman bakışlar makamına bakar,

Kimse oturamıyor, boştur masan.

Ağlamaklı sesleri işit Hocam;

Sözü doğru, yolu yol, yaşı doksan.

 

Hans bile anladı dediklerini,

Artık ayak direyemiyor Hasan.

Hocam, dizini dövenler diyor ki;

Sözü doğru. yolu yol, yaşı doksan.

 

 

29.10.2016

 

 

 

ERBAKAN’A ŞİKAYET

 

(Kimlere katlanmışsın Hocam!)

 

Sana sevgisi gerçektir diye kandık,

Kale gibi sapasağlam biri sandık,

Sıfır çekince oy kullandığı sandık,

Bastığımız dal çürük çıktı be Hocam!

 

Değer verirdiniz içimizdeyken hep,

Sanırdık ki onu suskun yapan edep,

İçten pazarlık huyuymuş buna sebep,

Kimisi tam kılkuyruk çıktı be Hocam!

 

Cihad derken sanki çatlatırdı cimi,

Şimdi gördükçe hüzün kaplar içimi,

Saptırmaya çalışır görse her kimi,

Batıla koşan kuyruk çıktı be Hocam!

 

Saygılı diye, ederdiniz baştacı,

“Büyük adam” desinlermiş ihtiyacı,

Yontulmamış bir kişilikmiş, çok acı,

Dallı budaklı tomruk çıktı be Hocam!

 

Gel yiğidim diye açıldı kollarım,

Dedi ki, ben en önde olursam varım,

Ona baktıkça tavan yapar efkarım,

O da başına buyruk çıktı be Hocam!

 

Resimler çektirmiş seninle kol kola, 

Hep seni anlatırdı yana yakıla,

Hakk’a giderken dönüverdi batıla,

Ok gibi sandık, buruk çıktı be hocam!

 

Tatlı dilli, güler yüzlü bir önderdi,

Herkesle size bol bol selam gönderdi,

Şan şöhret hevesi nevrini dönderdi,

Ballı üzümdü, koruk çıktı be Hocam!

 

Durgundu ve suskundu pek konuşmazdı,

Alacalığı sevmez, rengi beyazdı,

Cihad tarihine altın yazı yazdı,

Tam sıkılmış bir yumruk çıktı be Hocam!

 

14.12.2016

TOP