ÇARPIK ZİHNİYETLİ MÜDÜRLER

 
 
Bir seçim kampanyası dönemi yaşıyoruz.
Partiler, adaylar yarış halinde. 
Rakipleri savaşır gibi, davransa da, Saadet Partisi doğruyu yanlışı gözeterek, hakkaniyete uyarak, rakiplerini karalamak yerine yanlışlarını anlatarak, doğrusunu göstererek bir kampanya yürütüyor.
Yürütüyor ama rakipleri kural, kaide dinlemiyor, her şeyi çarpıtıyorlar. Güçlü medyalarını kullanarak ya Saadet’i hiç gündeme taşımıyor, buna mauvaffak olamadıkları zaman da çarpıtarak yansıtma rezaletine tevessül ediyorlar.
Örnek mi ararsınız?
Bilge Başkan “Şu anki yatırımlardan acil olmayanlarını, fizibilite etüdleri yapılmamış olanlarını, yeni başlatılmış olanlarını durduracağız. Bunlara ayrılan kaynakları üretim yapabilecek tesislere ve sahalara kaydıracağız” mı demiş?
Bunu hemen çarpıtarak, “Bütün yatırımları durduracağız, yapılmış olanlarını da yıkacağız” şekline sokarak, en tepedeki sözcüleri vasıtası ile halka yansıtmaları yetmiyormuş gibi, utanmadan, eline balyoz almış yıkıma hazırlanan “Karamollaoğlu karikatürleri” çizerek algı meydana getiriyorlar.
Bilge Başkan, “Biz herkesle görüşürüz, IMF ile de, Amerika  ile de, Avrupa devletleri ile de, İslam ülkeleri ile de” mi demiş?
Buınun çarpıtılmış şeklide şu oluyor:
“Temel Karamollaoğlu diyor ki, biz  IMF’den borç alacağız, dışarıdan faizle borç alacağız” Bu cümleyi böyle çarpıttıktan sonra da, “Görüyorsunuz biz IMF’ye olan borçları ödiyerek vesayete son verdik, bunlar tekrar Türkiye’yi IMF’nin emrine ve vesayetine sokacaklar.” diye ekliyorlar. Kandırılan kalabalıkların yuhalamaları ile senaryo devam ettiriliyor.
Bilge Başkan, “Biz bütün partilerle görüşürüz, diyalog kurarız” deyip de gerçekten bütün partilerle görüşmeye başladığında, çarpıtma hazırdır:
“Saadet CHP ile buluştu, Saadet HDP ile buluştu. Bunlar 28 Şubat’ta Erbakan’ı terletenlerle bir araya geliyor, bunlar var ya bunlar…”
İttifak sisteminde, oy pusulasında  Saadet Partisi kendi logosu ile bulunacak, seçmenlerinin verdiği oylar drekt Saadet’in olacak…
Bunun çarpıtması da şu oluyor:
“Saadet’e verdiğiniz oylar CHP’ye gidecek!”
Bilge Başkan “İnsanlar bir suç isnadından dolayı tutuklu bile olsalar, muhakeme edilip suç işledikleri kesinleşmedikçe suçsuz sayılırlar. Tutukluluk bir tedbir gereği yapılır. Selahattin Demirtaş da tutukludur. Henüz mahkemeye çıkarılmamıştır. Kendisine henüz suçlu muamelesi yapılamaz. Nitekim Cumhurbaşkanlığı’na adaylığı söz konusu olduğunda, ilgili bakanlık aday olmasına mani bir suçu yoktur, anlamına gelen belgeyi de vermiştir. Kendisi Cumhurbaşkanı adayıdır. Madem adaylığı kabul edilmiştir, o halde diğer adaylar gibi serbestce propaganda yapmasına imkan tanınmalıdır” mı demiş?
Bunun çarpıtılması yukarıdakilerden daha feci olmuştur: “Bunlar teröre destek veriyorlar, teröristlerle kolkola girmişler, teröristleri hapisten çıkarmaya odaklanmışlar, terör seviciler. Millet İttifakı aslında terör ittifakıdır, şer ittifakıdır, Erbakan Hocanın kemiklerini sızlatıyorlar…”
Daha ne rezil cümleler, daha ne algı operasyonları.
Durun be çarpık zihniyetliler!
Bilge Başkan’ın ve Saadet’in sözlerini nasıl bu kadar çarpıtabiliyorsunuz? Bu yalancılığa girmez mi? Bu iftiraya girmez mi? Bunlar her şeyden önce haram değil mi? Adaylığını kabul ettiğiniz bir insana eşit propaganda imkanı tanımazsanız olabilecekleri hiç aklıl fikir etmez misiniz?
Seçim sonuçları açıklandığında şu her iki şıkkı da düşünmeniz gerekmez mi?
Birinci şık, seçimleri Selahattin Demirtaş kazanmış olsa, hapiste tutmaya devam mı edeceksiniz? İçeride ve dışarıdaki kamuoyu size nasıl davranacak? Tarih sizi nasıl yazacak? Makamına oturduğunda adınız nasıl anılacak? Düşünün be adamlar, azıcık düşünün!
İkinci şık, seçimleri Selahattin Demirtaş değil de öbür adaylardan biri kazanmış olsa, zaten aleyhimize kullanacak bahaneler arayan dünyadaki malum devletler ve ilgili kurumlar size nasıl davranacaklar? Adil olmayan bir seçimle iş başına geldiniz, demeyecekler mi? Gayrı meşruluk isnatlarına ne cevap vereceksiniz? Bu çevrelere karşı başınız dik durumda olabilecek misiniz? Siz hiç düşünmez misiniz?
Galiba birilerinin kafasına dank etmiş olmalı ki, Selahattin Demirtaş’ı da  TRT’deki propaganda imkanlarından yararlandırmak için çareler üretmeye başladıkalrını duyuyoruz. Ya kendisi tutuklu olarak TRT stüdyolarına getirilecek, ya da TRT çekim ekibi cezaevine gidip orada çekim yapacak diyorlar. Kendisi bu propaganda konuşmalarında “haksızlığa uğradığını, propaganda yapmasına müsaade edilmediğini, seçmeniyle beraber olmasının engellendiğini ekranlardan ifade ederse, bundan size hiç zarar gelmeyecek midir? Türkiye uluslar arası sahada zarara uğramayacak mı? Ne şekilde yaparsanız yapın, yukarıdaki saydığımız ithamlara muhatap olacaksınz, haberiniz olsun. Bunları söylerken terör sevicisi olmadığımızı da herkes bilir. Kim suç işlemişse cezasını mutlaka çekmeli. Ama tutarsız davranışlar Türkiye’yi ve yöneticileri yıpratır.
Ey çarpık zihniyetliler, ey çarpıtmayı yönetenler!
Allah var, gerçek adalet var. Bu yaptıklarınızdan dolayı hiç utanmıyor musunuz? Hiç Allah’tan korkmuyor musunuz? Ne pahasına olursa olsun seçim kazanalım diyorsanız, bilin ki makamlar mevkiler geçicidir. 
Hesap yakındır hesap!
 
ÇARPIK ZİHNİYETLİ MÜDÜRLER 
 
Sanırlar ki, çarpıttıkları lak lak,
Bunları hiç düşünmüş müdürler?
Yarın hesabını verirler mutlak,
Böyle çarpık zihniyetli müdürler!
 
Ekrem Şama
TOP