|
TARİHTE BUGÜN : SULTANAHMET CAMİİ'NİN TEMELLERİ ATILDI 8 Ağustos1609  İstanbul'da Sultanahmet Camii'nin temelleri atıldı. 14 yaşında Osmanlı'nın 14. padişahı olarak tahta çıkan, 14 yıllık şehzadeliğinden sonra 14 yıl tahtta oturan ve 14+14= 28 yaşında vefat eden Sultan 1. Ahmet Han Sultanahmet Camii'nin yapılması için Mimar Sinan'ın öğrencilerinden Mimarbaşı Sedefkar Mehmet Ağa'ya emir verdi. Temelleri bugün atılan cami 8 yıl gibi rekor bir zamanda bitti. Muazzam mimarisi, mavi çinileri, 6 minaresi, 16 şerefesi ile (Mavi Cami) olarak da tanınan Sultanahmet Camii, yeryüzünün eşsiz ve mazzam sanat eserlerinin önde gelenlerinden birisidir. Uzaktan bakıldığında, Sultanahmet, Ayasofya, Beyazıt, Süleymaniye, Şehzade, Fatih ve Sultan Selim camilerinin minare ve kubbeleri İstanbul'un eşsiz slüetini oluşturmaktadır. Bu slüeti bazıları arapça (La ilahe illallah) ibaresine benzetmektedirler. 1930 lu ve 40 lı yıllarda camilerin ya yıkılarak yakılarak, ya da ahır yapılarak ortadan kaldırıldığı yıllarda kendini bilmez densizler Sultanahmet Camii'nin minare ve kubbelerinin, "İstanbul'u İslam şehri olarak göstererek bizi Avrupa karşısında küçük düşürüyor" gerekçesi ile yıkılması kampanyalarını yürütmüşlerdir. Onlara göre bu muazzam eserin üstü düz çatı ile örtülmeli ve musiki konser salonu olarak kullanılmalıydı... Allah'tan basiret galip gelmiş de bu teklif ve kampanyaya itibar edilmemiştir. İstanbul'a gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilk duraklarından birisi olarak ziyaret edilen Sultanahmet Camii, ilelebet Osmanlı'nın bir hatırası olarak İstanbul'umuzu ve yurdumuzu süslemeye devam edecektir. Başta Sultan 1.Ahmet Han olmak üzere emeği geçen herkese rahmet olsun... Ekrem Şama |
|
|
ERBAKAN’DAN ÖĞRENDİK
Cihadı unutmuş, paslı bir nesildik, Onun sesini duyduk, kulak kesildik, Süt sağmak için, tekelere asıldık;
Çilekeş, yüzü nur, alnı ak, başı dik; Biz cihad nedir, Erbakan’dan öğrendik!.. |
|
|
KADİR, ÖMÜR, CİHAD Cihad; Allah Nizam’nın yeryüzüne yayılması, yaşanması ve toplumda hakimiyetinin devam etmesi için yapılan tüm çalışmalar… Kur’an’ı ve nizamını tanıtma, öğretme, yayma, yükseltme, yerleştirme ve savunma amacına yönelik her türlü faaliyet. Sadece sıcak savaş değil, bu amaçlara yönelik her türlü çaba cihad sayılmıştır. Öte yandan cihad etmenin çok faziletli bir ibadet olduğu da her vesile ile vurgulanmıştır. Nitekim Asr ı Saadet’te cihad için hazırlık yapıldığı bir sırada, mazeretleri dolayısıyla cihada katılamayacak olanlar, Peygamber efendimize cihadın faziletlerini sordular. Efendimiz cihad etmenin ne kadar faziletli ve ecirli bir amel olduğunu anlata anlata bitiremediler. Gidemeyecek olanlar çok müteessir olmuşlardı. Efendimizin bu izahlarını dinledikten sonra, cihada katılamadıklarına göre cihad sevabı kazanabilmek için başka hangi ibadetleri yapabileceklerini de sormuşlardı. Cevap enteresandır: |
|
ISIRAN SIR
Emanet edilmişse, Şahsına mahrem bir sır;
Kimseye verme sakın, Gerekirse bir asır;
Dilin rahat durmazsa, Dişini kullan ısır;
Söylemişsen sırrını, Geri gelir ısırır.
|
|
|
“EVET” DİYECEĞİZ AMA… Anayasanın bilmem kaç maddesi değişecek… TBMM ekseriyetle kabul etmiş, Cumhurbaşkanı onaylamış. 12 Eylül 2010 da da halkoyuna sunulacak. Halk “evet” derse yürürlüğe girecek, “hayır” derse yok sayılacak. “Evet” denilmesini isteyenlere bakarsak; bu değişiklikleri hayata geçirirsek, güllük gülistanlık bir Türkiye bizi bekliyor. Artık çeteleşmeler olmayacak, yargı bundan böyle tıkır tıkır çalışacak, cunta heveslileri artık isteklerine nail olamayacak. Çalışan kesim toplu sözleşme haklarını tam olarak elde edecekler, anayasa mahkemeleri artık kendini TBMM nin üzerinde göremeyecek vesaire, vesare… “Hayır” denilmesini isteyenlere bakacak olursak,Türkiye’yi bir felakete sürüklenmekten kurtarmak için “hayır” demek gerek… Şahsi görüşümü sorarsanız ben de “evet” diyeceğim ama düşünmeden de edemiyorum: Bu anayasa kabul edilirse artık yargı sistemimiz tümüyle islah edilmiş mi olacak? |
|
|
GÜL TÜRLERİ
Herkesi bahçene gıptayla bakıtır, İçinde olan çiçek ve gül türleri; Herkesi nesline gıptayla bakıtır, Aldıkları terbiye ve kültürleri…
28.08.2010 |
|
|
SAADET’TE ÜZÜCÜ OLAYLAR Saadet Partisi’nin İstanbul il iftarında üzücü olaylar meydana gelmiş. Medyadan izlerken üzüntüden gözlerimiz doldu. Neden, nasıl, niçin? Milli Görüş hareketinin geleneğinde bu tür olaylar yoktur. Yine olmaması gerekirdi. Ama dostlar, tek başına bu olayı değerlendirirsek de yanılmış oluruz. Şu ana kadar yazmamakta ayak direttik. Ama artık gerçek değerlendirmemizi ortaya koyma vakti geldi: Olmaması gerekenler 11 Temmuz kongresi öncesi, Genel Başkan’ın televizyon ve gazetelerde Milli Görüş’ün geçmişi ve Lideri hakkında talihsiz tutum ve beyanlarıyla ortaya çıkmaya başladı. Bir Genel Başkan bunları yapmamalıydı. |
|
TARİHTE BUGÜN : KANATLANAN TOPLAR
22.08.1534 Barbaros Hayreddin Paşa’nın Tunus’u fethetmesi.
Kaptanı Derya Barbaros Hayrettin Paşa, Cihan İmparatoru Kanuni Sultan Süleyman Han’’ın emriyle Tunus seferine çıktı. Tarihin kaydettiği en enteresan olaylardan birini gerçekleştirdi. Nasıl mı?
Şiirsel olarak anlatmak isterim:
KANATLANAN TOPLAR
İmanla zekayla döndü feleğin çarkı, Türk’’e yoktu deniz ve karanın bir farkı... Fatih’’ti karadan yürüten donanmayı, Borç diye bilirim, Barbaros’’u anmayı; |
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
| Sonuçlar 1 - 32 / 484 |