28,10,0,50,1
600,600,60,1,3000,5000,25,800
90,150,1,50,12,30,50,1,70,12,1,50,1,1,1,5000
Powered By Creative Image Slider
Şu Boğaz Harbi
Read More!
Hilelerle Çanakkale
Kapak
Başlar ve Kılıçlar
Kapak
Allah Dostu Erbakan
Kapak
Osmanlı DüşünYordu
Kapak
Şiirlerle Çanakkale
Kapak
İnsanlar ve Mallar
Kapak

İŞİMİZ GÜCÜMÜZ

 
 
Hal hatır sormak kabilinden değil bu başlık.
Devletimizin işi nasıl, gücü nedir, ne olmalıdır? Bu konuda bildiklerimizi yazacağız. 
Devlet işleri nasıl yürütülmeli, gücümüzün göstergeleri ne olmalıdır?
Önce tarihi bir anektodu gündeme taşımalıyız.
Memlük Devleti’ni, önce Meci Dabık’ta, sonra da Ridaniye’de yenerek tarihten silen Yavuz Sultan Selim Han ile ilgili bir anektod:
Memlüklerin mağlup son hükümdarı olan Tomanbay’ı yakalatıp huzuruna getirten Yavuz Sultan Selim Han, onunla sohbete başlar. Ridaniye savaşı hakkında görüşlerini sorar. Tomanbay da o savaşta Memlük ordusunun Rodos şovalyelerinden aldığı sabit ve çakılı topların karşısında, hareketli ve seyyar topları bulunan Osmanlı ordusunun avantajlı duruma geçtiğini, savaşı bunun için kaybettiklerini belirtir. Yavuz’un cevabı şudur:
-Siz bir İslam devletisiniz. Neden Kuran’ın emrine uymadınız? Orada bir ayet var:
 “Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın, onunla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir, siz asla haksızlığa uğratılmazsınız”
Diye emrediyor. Teknolojik yenilikleri takip edip, Allah’ın bu emrini tutup kuvvet hazırlasaydınız mağlup olmazdınız…
 Ayetin de buyurduğu gibi hayatta kalmak isteyen bir İslam devletinin işleri, akıllıca ve ferasetlice yönetilmeli ve güçlü olmalıdır ki, gizli ve açık düşmana karşı caydırıcı olabilsin, hayatta kalabilsin..
Peki ülkemize döndüğümüzde işin ve gücün durumu nedir?
Ekonominiz ve yatırımlarınız kendi kaynaklarınızla mı besleniyor, fahiş faizlerle borçlandığınız yabancı sermaye ile mi? Şayet kendi öz sermayeniz yoksa veya oranı çok düşük ise, ipin ucu asla sizin elinizde olamaz. Güç yabancının eline geçer. Bu yabancı bir de potansiyel düşmanınız ise, en küçük bahanelerle piyasanızı allak bullak eder. Gücünüz başkalarının iki dudağı arasına bağımlı hale gelmiş sayılır.
Yaptığınız yatırımlar üretken midir, betona, hafriyata, binalara, yollara mıdır? Şayet üretim sektörünü ihmal etmişseniz, mevcut üretim tesislerini çeşitli bahanelerle satıp, tasfiye edilmelerine göz yumduysanız, yenilerini açmak için de bilgi, teknoloji ve imkanlarınız yok ise, sizin gücünüz betonlaşmış, fonksiyonelliğini kaybetmiş demektir. Çünkü üretmeden, üretimde dışa bağlılığı azaltamazsınız. Bu yatırımlar, istihdamı ve gelir bölüşümündeki adaleti sağlayamıyorsa sizi güçlü kılmaz. Dışa bağımlı iseniz, hele hele potansiyel düşmana  bağımlı iseniz, gücünüz belki şişerek büyümüştür ama, caydırıcı bir güç asla olamaz. 
Silahlı kuvvetlerinizin muhtaç olduğu kritik silah, teçhizat ve mühimmatını kendiniz üretemiyorsanız, dışarıya bağımlı iseniz, en kritik anlarda dışarıdakilerin insafına kalırsınız. Dışarıdakiler dediklerimiz de sizin topraklarınızda ve zenginlik kaynaklarınızda gözü olan birileri ise, ipin ucu onlara geçmiş demektir. Silahlı kuvvetleriniz çok güçlü bile olsa caydırıcılığını yitirmiş demektir.
Ülkenizin ve silahlı kuvvetlerinizin muhtaç olduğu istihbaratını kendi imkanlarınızla yapamıyorsanız, potansiyel düşmanınızın bilgi ve istihbaratına muhtaçsanız, bırakın güçlü olmayı, düşürülen uçaklarınızın ve sizin düşürdüğünüz uçakların bilgileri bile size yanlış verilir. Zor durumlara düşürülürsünüz.
Dış siyasetiniz bilgili, bilinçli ve ferasetli ellerde değilse, ülkeniz doğru yerde durmuyorsa, her devlet ait olduğu yerde saf tuttuğu halde siz yapayalnız kalırsınız. Bu durumda da hep aldatılırsınız, kandırılırsınız. Gerçek dostlarınızı darılttığınız ve asla size dost olmayanlara da yaranamadığınız için, yapayalnız kalmaya mahkum olursunuz. “Haddini bil haddini” türünden hitaplarda bulunduğunuz devletler, sadece gülerek aleyhinize hareket etmeye devam ederler. Gücünüz asla caydırıcı bir güç olamaz.
Velhasıl Tomanbay nasıl o ayetin gereğini ihmal ettiiği için, yani ülkesinin işlerini ferasetle yürütemediği için, gücü caydırıcı olamamış ve tarihten silinmiş ise, aynı akıbet sizi de bekleyebilir.
Türkiye hepimizin Türkiyesi. Millet biziz. Yeniden düşünüp, yanlışlarımızı görüp, zararın neresinden dönersek oradan artıya geçmemiz söz konusu ise, bunu yapmamız gerekir.
İşimizi yeniden gözden geçirmediğimiz takdirde, gücümüzün asla caydırıcı olamayacağını tespit etmeliyiz. 
Henüz az da olsa vakit varken.
 
SIRTLAN
 
İşimizde bağımlı olmuşuz dışa, 
İhtiyaçlarımızı sırtlanmış Haçlı!
Şimdi bakın görün neler geldi başa,
Koyun postu altında sırtlanmış Haçlı!
 

Ekrem Şama

TOP