28,10,0,50,1
600,600,60,1,3000,5000,25,800
90,150,1,50,12,30,50,1,70,12,1,50,1,1,1,5000
Powered By Creative Image Slider
Şu Boğaz Harbi
Read More!
Hilelerle Çanakkale
Kapak
Başlar ve Kılıçlar
Kapak
Allah Dostu Erbakan
Kapak
Osmanlı DüşünYordu
Kapak
Şiirlerle Çanakkale
Kapak
İnsanlar ve Mallar
Kapak

PAHALI DERSLER

 
 
İnsan hayatı derslerle doludur.
Tecrübeler bileşkesidir.
Devlet hayatı da öyledir.
İnsanın devletle olan ilişkilerinde de bir takım dersler vardır.
Bunun çok pahalı olanlarından iki tanesi gözümüzün önünde oluştu, gelişti, bitti.
Bunlardan bir tanesi 40 yılda alınmış çok pahalı bir ders olarak yenice sonuçlandı.
Bir şahıs çıkmış demiş ki:
“Ben Sahabe karakterlerinin hakim olacağı İslami bir düzen kurmak istiyorum. Bunun için sıfırdan insan yetiştireceğim. Yetenekli öğrencileri alacağım, onları Sahabe hayatına benzer şekilde eğiticeğim, yetiştireceğim. Her bir meslekten yetiştireceğim bu öğrenciler hayata atıldıklarında, benim emrimde olarak devletin önemli kilit noktalarına yerleşecekler. Günü gelddiğinde de harekete geçireceğim ve devleti ele geçirip, istediğim düzeni kuracağım.”
Bunları ifade ederken belki kendisinin amacı gerçekten İslami bir düzen değildi ama, ona inananlar onun dediklerinden bunu anlıyorlardı. 
O 40 yıla yakın bu dediklerini yapmak için her türlü vasıtayı kullandı. Ona tabi olanlar İslami bir düzen gibi ideal bir neticeye ulaşmak için çalıştılar, çalıştılar, çalıştılar. Fakat farkına bile varmadılar ki, o böyle hayırlı bir neticeye varmak için kendine tabi olanlara gayrı meşru metodlar kullandırıyordu. Takiıyye yapmalarını emretmişti. Bu takıyye; kurmayı hedefledfikleri İslami düzenin asla caiz göremeyeceği, içki içmek, namazı, orucu terketmek, tesettürünü açmak, dans etmek, flört etmek v.s gibi fiilleri de içeriyordu. Yani İslami düzene gitmek için her şeyi yapmak meşru ve mubah sayılıyordu.
Her ay muntazam paralar topluyordu. Bu paraları toplama amacına uymayan ve hiç de meşru olmayan yerlerde kullanıyordu. Mesela kilise yapımında kullanmak üzere Hıristiyan kuruluşlara veriyordu, kendi devletinin aleyhine sonuçlar doğuracak rüşvet alışverişlerinde kullanıyordu. Tehdit, şantaj, teşhir gibi gayrı ahlaki yöntemlerle kişileri istismar ediyordu. İmtihan hırsızlıkları meşru ve mubah görülüyordu.
Kendi ülkesinin potansiyel düşmanları ile işbirliği yapmaktan çekinmiyor, kendinin tabi olduğu dini kaideleri başka dinin kaideleri ile sulandırmaya bile yelteniyordu.
Uzun uzun yazmaya gerek yok. İslami düzeni kurmak için İslami olmayan vasıtalar kullanıyordu.
Birinci pahalı dersin konusu olan şahıs, yaklaşık 40 yıl sonra artık zamanın geldiğini düşündü. Mekanizmayı harekete geçirdi, sonuca varmak için dakika saymaya başladı. Herşeyi planlamıştı. Devleti ele geçirecek, sonunda arzuladığı düzeni kurmuş olacaktı.
Ama o da ne?
Hiç hesapta olmayan bir durum ortaya çıktı. Halk ayaklanmış, tankları, zırhlıları etkisiz hale getirmişti. Sonuç ise 40 yıllık çalışmaya katılanlar açısından bir hüsran, bir bitişti.
Alınacak 40 yıllık ve çok pahalı ders şu idi:
“Meşru bir gayeye ulaşmak için gayrı meşru vasıtaları kullanmak, Allah’ın yardımını engeller. Allah’ın yardımı olmadan da en mükemmel planlar, bir yerinden aksama yapar ve sizi başarısız kılar.”
İkincisi de 15 yıllık bir ders.
Birincisi kadar pahalı ve ilginç.
Birileri çıkmış demiş ki:
Milli Görüş Adil Düzen’i kurmak istiyor. Önce ahlak ve maneviyat diyor. Ama bunları hayata geçirmek için iktidara gelemiyor. Gelse de önü hemen kesiliyor.
Biz yepyeni ve etkili bir metod ile iktidara geleceğiz. Büyük devletlerle beraber olacağız, takiyye yapacağız, onların emellerine hizmet eder gibi davranacağız.Reel politik uygulayacağız. Köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyeceğiz. Sonra da köprüyü geçer geçmez, o devletlere dirsek atacağız, istediklerimizi gerçekleştireceğiz.
Bunu yapabilmek için emrimizde paramız olması lazım. Dünyanın kabul ettiği faizli ekonomiyi uygulayacağız. Büyük devletlerin dediklerini yapacağız. Zina konusunda, eşcinsellik konusunda, aile konusunda, ahlak konusunda, domuz eti konusunda onların nasıl bir düzenleri varsa biz de o düzeni kuracağız. 
Kurmuşlar da. Hem de yola çıkarken arzuladıkları düzen bu yaptıklarını gayrı meşru sayacak olmasına rağmen.
Bunun için İsrail’e yanaşmışlar, Amerika’ya yanaşmışlar, Avrupa Birliği’ne yanaşmışlar. Onların İslam dünyasını mahvetmelerine destek vermişler. 
15 yıl bu takiyye metodları ile çalışmışlar. 
Sonuçta içierde yola beraber çıkanlar birbirlerine düşmüşler.
Dışarıda ise köprüyü geçmek bir tarafa, ayılar bu tarafa geçmişler, ve İslam dünyasını mahvetmişler.
İsrail’in rejisörlüğünde hareket eden Amerika açıktan düşmanlık yapmaya başlamış. Avrupa ülkeleri düşman gibi davranmaya başlamışlar. Üstüne üstlük ülkelerini parçalamak için maşa kullanarak darbe yapmaya kalkışmışlar. Bunları da öldürmek için planlar yapmışlar. Kuracaklarını söyledikleri düzen unutulmuş, ne olduğunu kendilerinin dahi izah edemedikleri 2023, 2053, 2071 gibi sloganlara sarılmışlar. Bölünmenin eşiğine getirdikleri ülke ve onu savunmakla görevli güvenlik kuvvetleri, kurulan kumpaslarla eski gücünü bile arar hale gelmiş.
İşte ikinci pahalı ve 15 yıllık ders de budur.
“Meşru bir hedefe varabilmek için gayrı meşru vasıtaları kullanırsan, hedefe varamazsın, Allah’ın yardımını alamazsın!”
Son 40 yılımız bize bu iki pahalı dersi verdiyse, yine de kazançlı sayılmakla teselli bulmamız mümkündür.
Meşru, helal ve ideal bir düzeni ancak o düzenin meşru ve helal saydığı metotları kullanarak elde etmek mümkündür. 
 
 SEMERE
Almak istiyor iseniz,
Bir seyahatten semere;
Düz binin, eşek sırtına
Doğru konulmuş semere...
 
 Ekrem Şama
TOP