ÇUKUR AYNADAN BAKINCA

 
 
Bir yazdı, duymazdan geldik, iki yazdı duymazdan geldik. Sununda öyle şeyler yazdı ki, akıllara ziyan. Bir iki cümle ile cevap vermemiz gerektiğini düşündük.
Hakan Albayrak’tan bahsediyoruz.
15 yıldır takip ederiz kendisini. Başlarda, hayrandık. İslam Dünyası hakkında yazdığı yazıları kitaplarımıza bile almışız. Ama o kadar U dönüşü yaptı ki, bizim başımız döndü. Takipte güçlük çekmeye başladık. Son yıllarda ise AKP iktidarını methedeceğim diye olmadık şeyler yazmaya başladı. Televizyonlarda iktidar şakşakçılığı uğruna hangi kılıklara girdiğini gördükçe ibretlik vaka olarak izlemeye başladık. Yine de olabilir diyorduk. Her gönülde bir aslan payı yatar. O onun tercihi dedik. Ama son yazılarında Milli Görüş ve Saadet Partisi hakkında öyle absürd şeyler yazmaya başladı ki, birkaç cümle ile cevap vermek durumu hasıl oldu. 
Baştan söyleyeyim ki; Müslüman, olayları düz aynadan ve değişmez ölçülere vurarak izlemek durumundadır. Ama Hakan Kardeş’in aynası çukurlaşmış sanki. Olayları gerçek şekliyle değil, çukur aynasından algıladığı acaip şekilleri ile görmeye başlamış ne yazık ki…
Bir defa kendisini ve meddahlığını yaptıklarını gerçek şekliyle değil “dev aynası”ndan dev gibi görüyor.
AKP’yi Milli Görüş davasını yürüten bir organizasyon şeklinde görüyor. 13 yıldır yürüttükleri politikalarını kırmızı güllük gülistanlık şeklinde imiş gibi görüyor.
Hakan Kardeş! 
O kızıllıklara daha dikkatli bak. Bunlar kırmızı gül taneleri değil ki. Düz aynadan baksaydın bunların Afganistan’daki, Irak’taki, Libya’daki, Suriye’deki  Müslümanların akmış ve pıhtılaşmış kanları olduğunu görürdün. 
Hani diyorsun ya “AKP başta Batı’ya zihinsel olarak iltica etmişti.” O iltica sırasında açtıkları gediklerden İslam Dünyası’na giren Haçlı zalimlerinin döktükleri kandır onlar. Hani tarihte Büyük Haçlı Seferlerini Müslümanlara yönelik saldırı değil, medeniyet getirme amacıyla yapıldığını ifade ederek, yeni saldırıları da medeniyet getireceğini zanneden ve onaylayanların ilticası! Sen şimdi kendi aynandan bakınca bu kırmızı kanları kırmızı gül zannediyorsun. Çünkü aynan çukur.
Yine “çukur”dan bakınca Milli Görüş’ü değişmiş zannediyorsun.
 Dikkatli bak Hakan Kardeş! Milli Görüş 46 yıldır değişmedi. Değişen sensin ve ölçülerini yansıtan aynan çukurlaşmış.
Neden o yazıları yazmak zorunda kaldın? Ya da sana yazdırıldı? Namluya sürülen “mermi” gibi kullanılıyorsun. Döne döne atılan bir mermi. Ama doğruları engellemen mümkün değil ki Hakan!
Suriye’de Müslüman kanı akmasın diye sarfedilen çabaları, zalimin yanında olmak gibi gösteriyor çukur aynan. Aynı Suriye’de kargaşa çıkaranlara destek verenleri masum gibi gösteriyor senin aynan. Çünkü çukur, kardeş!
28 Şubatçılarla kol kola birilerini görmüşsün ya. Çukur aynan onları Milli Görüşçü gibi gösteriyor sana. Etrafına bir bak, belki de gördüğün kişiler oradadır, ama dikkatli bak! Aynana aldanma!
Fazilet Partisi dönemindeki “yenilikçi”lerin marifetlerini gerçek Milli Görüşçülere maletmişsin. Aynan bozuk aynan!
BOP’u, CFR’yi, Cesaret Madalyasını, duayı, bedduayı, ılımlı İslam’ı da çok değişik gösteren bir çukur aynan var kardeş!
Milli Görüşçülerin karnı tok Hakan Kardeş! Laf canbazlıklarına aldırış etmezler. Çünkü aynaları düzdür, ölçüleri değişmez, bakışları ferasetlidir. Bizce bu cepheyi sarsmak yerine başka ucuz kahramanlıklara soyunmanda fayda var, illa kahramanlık yapacaksan. Ama eski bir dostun olarak hatırlatırız ki ölüm var, hesap var, terazi var, mizan var, cennet var, cehennem var. Unuttun mu yoksa?
Eskiden sen de derdin, oy vermek vekalet vermektir, diye! Hani dönmeden önce!
Biz Milli Görüşçüler, vekalet vereceğimiz kişiyi iyi biliriz, Hakan Kardeş! Avrupa’ya bizi kul köle yapacak kuruluşlara, Haçlı ve Siyonistlerle al takke ver külah iç içe olanlara, İslam dünyasını paramparça etmiş bulunanlara, BOP Eşbaşkanlarına, milyonla Müslüman’ın katline onay verip, destek verip, seyirci kalanlara, rotası batıdan başka bir istikameti göstermeyenlere, Avrupa uğruna öz değerlerini ayaklar altına almaya devam edenlere, aynası çukurlaşmış olanlara, sahnede başka, arkada başka olanlara, ülkemizi birleştirip bütünleştirme yerine düşmanlık tohumlarını atarak parçalara bölmeye çalışanlara, bugüne kadar vekalet vermedik, bundan böyle de asla vermeyiz!
Bizi hala yüzde birlerde görmene şaşırmadık. Senin de eskiden dediğin gibi, tek kişi de kalsak ölçümüzü asla değiştirmeyiz. Hakk bildiğimiz yolda tek başımıza da yürürüz. Ama şunu da görüyoruz ki, Hakk’ın grafiği yükseldikçe üzerimize “mermi” göndermeleri kendi açılarından normaldir. 
Hakan Kardeş!
Başını yastığa koyup gözünü yumduğun zaman, bizi davet ettiğin o partinin desteği ve duaları ile iffetleri kirletilmiş kardeşlerinin çığlıkları hiç kulaklarına gelir gibi olmuyor mu? Gözlerinin önüne Afganistan’da topluca katledilip üzerine işenen ceset görüntüleri gelmiyor mu? Üzerinde yürünen Kuran sayfaları, ahır yapılan camiler seni rahatsız etmiyor mu? Linç edilmiş Kaddafi’nin cesedi rüyana girmiyor mu? Kendi öz evlatları ile cinsel ilişkiye zorlanan Müslümanların feryatları hafızalarından silindi mi?
Yoksa rahatım mı diyorsun? Beyninin kıvrımları mı düzlendi yoksa?
Tavsiyemiz, çukurlaşmış, her şeyi büyük, senin görüntünü de kocaman gösteren o dev aynasını terk etmen, her şeyi aslına uygun gösteren, değişmeyen, ölçüleri olan aynayı kullanmandır. Kendini “çukur”dan kurtar!
Çünkü kardeşimizsin!
Hala!..
 
İSLAM DÜNYASI KAN GÖLÜ
 
Kan gölüne girmişsin Kardeşim Hakan;
Kıpkırmızı olmuşsun, ha Hakan ha kan!
 
Ekrem Şama
TOP