REİSİN PAPA DÖNÜŞLERİ

Bu kaçıncı yanlgı, kaçıncı dönüş?

Refah Partisi’ndeki Reis her konuda olduğu gibi Papa ve Avrupa konusunda da bizimle aynı kanaat ve düşünceleri paylaşıyordu. Hatta bu konuda konuşmaları da internette dolaşmaktadır.

AKP’nin iktidar olduğu yıllardaki “Reis”i hatırlıyoruz. Papa ve çevirdiği fırıldaklar hakkında tam bir U dönüşü yapmıştı. 

Zamanın Papası’nın emri ile düzenlenen 900 yıl önceki rezil Haçlı Seferlerini “ibra etmek” için diyar diyar gezen Reis’i hatırlıyoruz. Güya bu rezil istilalar Müslümanlara yönelik bir saldırı olmaktan ziyade bir “medeniyet alışverişi” olarak kabul edilmeliydi. Reis öyle diyordu. Olanca gücümüzle karşı çıktık, yazılarımızla, tv programlarımızla, sosyal medya ile işin doğrusunu haykırdık. Sert cevaplarımızdan dolayı bize o zaman “yıkıcı” dediler, tınmadılar. 

Reis bu “hizmeti”nin karşılığını alabilmek uğruna bu sefer Eski Papa’yı Türkiye’ye davet ettirdiydi. Kendisi de işi gücü bırakıp onu havaalanında karşılamaya gittiydi. 

Eski Papa Türkiye’ye geldiğinde olağanüstü iltifat ve yüceltmelerle karşılandı, ağırlandı uğurlandı. 

O da ne, Papa paplığını yaparak Türkiye’nin aleyhindeki faaliyetlerine devam etti. 

O zamanki eleştirilerimizi hatırlayanlar, nasihatvari yazılarımızı unutmamışlardır. Papalığın misyonunun İslam düşmanlığı üzerine kurulduğunu, bunu bilmeden yürütülen dış politikaların yanlış olduğunu yazıyor çiziyorduk. 

Bu sefer de bizi yağcılık yapmakla, kıskançlılıkla itham edenler olmuştu.

Eski Papa öldü. Yerine Latin Amerika kökenli birisi seçildi. Reis ve çevresinde tekrar bir umut ışığı belirdi. Öyle ya, Latin Amaerikalılar da mazlum milletlerdendi. Bu papa eski papalar gibi sabit fikirli olamazdı. Türkiye’nin haklı beklentilerine olumlu katkıları olurdu.  

Netice Yeni Papa kutsanarak ve olağanüstü sıfatlar yakıştırılarak ülkemize davet edildi. Cumhurbaşkanlığı sarayı onun “uğurlu” ayakları ile hizmete sokuldu. 

Bizim eleştirilerimiz devam etti. Papalığın sabit fikirlerinin milleyetle ilgili olmadığını, düşmanca tutumlarının asla değişmeyeceğini yazdık, çizdik, konuştuk.

Ya yağcı olduk, ya yıkıcı. Ama fikirlerimiz iktidar çevrelerinde asla olumlu bir yankı bulmadı.

Bugün gelinen noktaya bakıyoruz da, Yeni Papa’nın Türkiye aleyhindeki açıklamaları, Reis’te ve Hükümet çevrelerinde nasıl bir yıkıcı etkiye ve öfke seline dönüştüğünü görüyoruz.

Bu U dönüşleri, hatta kısır O dönüşleri Reis’e ve çevresine asla yakışmıyor. 

Ne yazık ki, papa ve papalığı hala iyi tanımadıkları anlaşılıyor. Şimdi yeni Papa’nın bu hezayanları karşısında Reis’in neler düşündüğünü, hangi O dönüşün etkisi ile nasıl bir değerlendirme yaptığını tahmin edebiliyoruz ama, buradan dillendirmemiz mümkün değildir. Rahmetli anamızın ağzımıza biber süreceği sözleri buradan söylememiz mümkün değildir.

Şunu asla unutmamalarını dileriz:

“Dağatır”ın şehit edilmesini, Haçlı seferlerindeki papanın rolünü, Endülüs katliamlarının papalıkla ilgilerini, 2.Murad Han zamanındaki Segedin anlaşmasının nasıl çiğnendiğini, Varna ve 2.Kosova saldırılarının sebeplerini, Çanakkale’deki saldırıların asıl sebeplerini, iyi öğrenmeden yükseklerde bir koltukta oturup batının ve papalığın doğru anlaşılması konusunda hata yapmamak mümkün değildir.

V dönüşü, U dönüşü ve nihayet O dönüşü, yani fasit daire, dediğimiz dönüşler yapıp hiçbir şey olmamış gibi orada oturmak zorlaşır gibime geliyor.

Saygıdeğer Reis! 

Görüyorsunuz İslam Birliği’nden başka çözüm yok! Ama bunu hala neden telaffuz bile edemediğinizi millet bir gün anlayacak.

İnşaallah iş işten geçmeden anlarlar.

 

BATININ PEŞİNDE

 

Batının peşinde hep gürlediniz,

Keşke bir kerecik de yağsaydınız!

Sert yazdık, bize “yıkıcı” dediniz,

Yumuşak yazınca da “yağ” saydınız!

 

Ekrem Şama

  

TOP