YEMEN KISKACI

 

Haçlı-Siyonist ittifakı bu kere de Yemen’e el attı. 

Çoktan beri uzaktan kumanda atraksiyonlar yaptıkları Yemen’de nihayet bir savaşı ateşlemiş gözüküyorlar.

Hatırlayalım. 2001 yılında kirli “İkiz Kuleler” mizanseni ile İslam ülkelerine karşı yeni bir Haçlı Seferi başlatmışlardı. İslam ülkelerinden buldukları işbirlikçilerle beraber amansız bir savaş başlamış, bu güne kadar yaklaşık 10 İslam ülkesi mahvedilmişti. 

22 İslam ülkesini parçalamayı ve İsrail’in önünü açarak, Büyük İsrail’in kurulmasını hedefleyen, “Büyük Ortadoğu Projesi” adıyla hazırladıkları ifrit bir projeyi, yerli işbirlikçilerini de “Eşbaşkan” yapıp sahaya sürerek, yaklaşık 10 İslam ülkesini paramparça ettiler. Yani hedeflerinin yaklaşık yarısını gerçekleştirmiş bulunuyorlar.

Büyük İsrail’in kurulması, tek hedef gibi gözüküyorsa da, bu ifrit projenin şu ana kadar pek de dillendirilmeyen nihai bir hedefinin daha bulunduğu ayan beyan ortadadır. Şöyle ki:

Haçlıların bin yıldır bir çılgın projeleri vardır. Müslümanların üç kutsal şehri olan Mekke, Medine ve Kudüs’ün ele geçirilmesi; Kabe, Mescidi Nebevi ve Mescidi Aksa’nın yıkılması. Böylece İslam’ın köklerinin sökülüp atılması, bir daha da ayağa kalkamayacak şekilde tarihten silinmesi.

1094 yılında başlayan Büyük Haçlı Seferlerinin, 1490’lı yıllarda Kızıldeniz’e karşı donanmalarıyla yaptıkları seferlerin, 1798’de Mısır’ı istila ile başlayan işgallerinin ve 2.Abdülhamid Han’ın devrilmesinin altında yatan bu çılgın proje idi.

“İkiz Kuleler Mizanseni” ile başlattıkları ifrit projenin altında da nihai olarak bu üç kutsalımızı yıkma hedeflerinin bulunduğunu artık görmeliyiz.

Dikkatlerimizden kaçırmamamız gereken deliller de zaten ortadadır:

ABD Başkanı George Bush ve İngiltere’nin açıklamaları ile başlayan bu günkü Haçlı Seferlerinin ilk aylarında ABD’nin Kolorado Milletvekili Tom Tancredo şu mealde bir demeç vermişti:

“Müslümanlar terörist hareketlerinden vazgeçmezlerse, biz Kabe’yi vurmak da dahil her tedbire başvururuz.”

Bunu tercüme edersek şu anlamı çıkarmak mümkündür:

“Biz İkiz Kuleler Mizansenini bahane ederek, nasıl ki İslam dünyasına karşı Haçlı seferi başlatmışsak, günü ve zamanı geldiğinde yeni bir mizansen daha tezgahlayarak Kabe’ye de saldıracağız.”

Bu sözler başta basında yer aldıysa da derhal gündemden düşürdüler.

Bunun ardından daha yakın zaman önce dünya şu haberi duydu. Ama bunu da hemen gündemden düşürdüler:

“ABD’de kurmay subay yetiştiren askeri okullarda Kabe’nin nasıl bombalanacağı konulu dersler okutuluyor.”

Biz korkuyoruz ki, Kabe’mizin etrafındaki çemberi gittikçe daraltıyorlar. Tarih boyunca Mekke, Medine ve Kudüs’ün giriş kapısı olan Yemen’in savaşa konu yapılarak yıkılmaya başlanması, kıskacı tamamlamak için son halkalardan biri olamaz mı?

Sırada Ürdün ve Suudi Arabistan olmasın sakın!

Bakıyoruz da meselenin bu yönü hiç mi hiç konuşulmuyor.

Dikkat çekici bir durum değil mi?

Çeşitli konferanslarımızda yıllardır bu konuyu dillendiriyoruz. Ama dikkatleri çekmeyi başarabilmiş değiliz.

Bu endişelerimizi duyan bazı aymaz kişilerin yaklaşımı şu oluyor:

“Ekrem Bey, sen hiç endişelenme. Kabe’de, Mescidi Nebevi’yi de Allah koruyor…”

İyi de be Müslüman, sen necisin?

Kabe’yi korumakla görevli olan sen değil misin?

Bugünün “Ebabil Kuşu” sen değil misin?

Neden hala İslam Birliği projesini dillendirmiyoruz? Adım atmıyoruz?

Neden?

 

KİRLİ OYUN

 

Ey Haçlı-Siyonist ittifakı,

İllallah artık, nane yemenden;

Ne kadar da kirli oyunun var,

Defolup git, Irak’tan Yemen’den! 

 

Ekrem Şama

TOP