DİLLERİ ŞİŞESİCELER

 

Bir tarafta AKP Genel Başkanı, AKP kurmayları ve AKP’ye kiralık troller, diğer tarafta aynı merkezden emir aldığı anlaşılan yazılı ve görsel medya, Saadet Partisi Genel Başkanı’na ve mensuplarına haksız, mesnetsiz, yalan ve iftira dolu itham ve isnatlarda bulunuyorlar.
İstiyorlar ki, tırssınlar, ürksünler, seçim çalışmalarına gelmesinler ve oyları da kendi adaylarına kaysın.
Biz, Milli Görüşçüler olarak, bu iftira ve karalamalar yeni bir şey değil ki korkalım, tırsalım. 50 yıldır bize yapılan haksız iftira, yalan ve karalamalara alıştık artık. Şimdi 50 yılı gözümüzün önünden film şeridi gibi geçirerek, aklımızda kalan iftira ve karalamalardan örnekler vermek isteriz:
1969 Bağımsızlar hareketinde Lider Erbakan’ın şahsı, aile ve namusu hakkında çok galiz saldırı ve tertipler yapılmıştı.
1971-80 döneminde yapılan ithamlardan bazıları şunlardı:
Erbakan için; fotomontajla namusa tasallut, eroin kaçakçılığı isnatları, yalancı, palavracı, sahtekar, kadayıfcı, sahte peygamber, namaz istismarcısı,  abdestsiz namaz isnatları, komik adam, komedi ustası, bilgisiz kara cahil, takunyacı, irticacı, göz boyayıcı…
Milli Görüşçüler için; kıpkızıl komünistler, karpuz gibi içi kızıl komünist dışı yeşil sahte şeriatcılar, gizli komünistler, komünistlere koltuk değnekçiler, sola destek olup milletin başına bela edenler, bir meczubun peşine düşmüş akılsızlar topluluğu, gericiler, yobazlar, takunyacılar, geride kalmışlar, sağcı düşmanları…
İçimizden çıkan bazılarının da dilleri uzamıştı:
Erbakan diktatör gibi, istişare etmeden kararlar alıyor, kendisine ulaşılamıyor, sola koltuk değneği oluyor, İskenderpaşa’nın kontrolünden çıktı, artık buna itaat etmek gerekmiyor. Hatta bu konuda “Şikayetname” kitapları bile yazılmıştı. Bunları bahane edip her gün bir tanesi olmak üzere 24 tane milletvekili sıra ile istifa ederek Milli Görüş’ün önünü kesmek istemişlerdi.
1980 Cuntacıları da başka havadaydılar:
Bunlar “Arapça pankart taşıyacak” kadar Türk düşmanıdır. Biz ihtilali, yurdu bunlardan kurtarmak için yaptık. Bunlar irticacı, bunlar şeriatcı, bunlar yalancı, bunlar palavracı, bunlar bölücü, bunlar laiklik düşmanı, bunlar şeriat devleti kurmak istiyorlar, bunlar halt ediyorlar, bunlar güvenilmez insanlar, bunlar yemek yedikleri tencereye pislemiş hainlerdir.
1983- 2001 Refah ve Fazilet döneminde bu iftira ve ithamlar devam etti:
Erbakan için; torun sevme vakti gelmedi mi? Hala liderlik peşinde, hala koltuk derdinde, ne hırsmış bu böyle? Bu iş Erbakan’la olmaz. Gençlerin önünü kesiyor, kendinden başka kimseyi öne geçirmek istemiyor. Palavracı, yalancı, münafık,  laf dinlemez. Laiklik düşmanı, şeriatcı, takunyacı, MGK’da dik duramadı, maddeleri imzaladı, İmam Hatiplerin kapanmasına sebep olacak, yeter artık kenara çekilsin, belediyelere karışmasın, Adil Düzen denen bir safsatayı savunuyor, ham hayal peşinde, Mercümekçi, Darçıncı, paraları iç etti, Bosna yardımlarını cebe attı, Afganistan yardımlarını cebe indirdiler, Cezayirli Müslümanları da yaktılar, Masonlarla beraber çalışıyor. Çantalarla gelen paralar ne oldu? Avrupalı zavallı kardeşlerimizi, sömürüyor, Mercedes ile cihat mı yapılır? Türk düşmanı. Milleti bölmeye çalışıyor. 
Milli Görüşçüler için; bir hayalcinin peşinden gidiyorlar, bunların içinde belediyeleri yönetecek kadro mu var? Bunlar devlet yönetiminden ne anlarlar? Ham sofular, softalar, gericiler, irticacılar…
2001'den 2011’e kadar: 
Erbakan bu yaşa gelmiş hala koltuk peşinde. Tekerlekli sandalyede geziyor, hala bir koltuk kapabilir miyim derdinde. Hastane hastane dolaşıp hapse girmemek için rapor peşinde koşuyor. Trilyonları cebe atmış. Partinin paralarını götürmüş. Dik durmasını becerememiş. MGK kararlarını paşa paşa imzalamış.
2011’de Erbakanın vefatından sonra:
Bunlar da çeteci. Bunlar da Ergenekoncu. Bunlar da yer altı dünyasının mensupları. Bunlar ham hayalciler. Bunlar Eset’ci, bunlar siyaset cahilleri, bunlar devlet yönetmeyi bırakın, tavuk güdemezler. Bunlar ölü sevici, bunlar ölmüş bir adamın hayali etrafında toplanmış bir avuç akılsız. Bunlar Fethullah hocayı kıskanıyorlar, bunlar parti değil dernek kadarcık kaldılar. Bunlar Rahmetli Erbakan’ın evlatlarına düşman. Bunlar dik başlı, bunlar Fethullahcı, bunlar FETÖ’cü, bunlar PKK ile paslaşıyorlar. Bunlar terörcülerin partisi ile kolkola, bunlar CHP ile ittifak ettiler, bunlar İYİ Parti ile ittifak ettiler, bunlar HDPKK seviciler. Bunlar PKK’yı meclise taşıdılar, bunlar CHP’ye 12 milletvekili hediye ettiler, bunlar HDP’ye 54 milletvekili kazandırdılar.
Ve nihayet AKP Genel Başkanı ile İçişleri Bakanı’nın tüy diken iftiraları:
Saadet CHP, İYİ Parti ve HDP ile şer ittifakı içinde. Temel Karamollaoğlu HDP ile ittifak anlaşması imzaladı. Saadet İstanbul’da birkaç yer dışında seçimlere girmiyor. Saadet İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde aday göstermedi. Erbakan kalksa bunlara şöyle yapar, böyle yapar. Bunlar Erbakan’ın kemiklerini sızlatıyorlar.
Bizim aklımızda kalanlar bunlar. Ama eminim unuttuğumuz çok daha yalan ve iftiralar var.
Bunlara önem vermiyoruz, çünkü alıştık. Ama bu yalancı ve iftiracılar iyi bilmeliler ki, bu günün yarını da gelecek. Helalleşmeden gittikleri takdirde, haktan hukuktan sorgu sual olduğunda bunlar dillerinin şişip, kilitleneceğini ve cevap veremeyeceklerini ve sonrasını iyi hesap etmeliler.
Milli Görüşçüler böyle iftiralara aldırış etmezler.
 
HESAP VAR, KİTAP VAR
 
İftiralar toplanıp turşu kurulsa,
Tarih dolar, varil varil, şişe şişe!
Müfteri dillere hesap sorulsa,
Dönmez olur ağızlarda şişe şişe!
 

Ekrem Şama

TOP