ERBAKAN VE ÇANAKKALE KONFERANSLARIMIZ

 
 
Vefatının sekizinci yılında Erbakan Hocamızı anma ve anlama konularında yoğun bir tempo yaşadık.
25 Ocak tarihinde Adana AGD salonlarında başladı çalışmamız. Sırasıyla:
Saadet Stuttgart, Saadet Freiburg, İstanbul İKEV Yurdu, AGD Aksaray, Öğder Karaman 3 ayrı yerde, Saadet Viyana 2 ayrı program, Saadet Hamburg, AGD Niğde, AGD İstanbul Maltepe, AGD İstanbul Ataşehir, Saadet İstanbul Küçükçekmece, Saadet Hannover,  İstanbul FSM Üniversitesi, Saadet Paris 2 ayrı program, Saadet Frankfurt olmak üzere 20 ayrı program gerçekleştirdik. 
İntibalarımız odur ki, Erbakan Hocamızın kıymeti her geçen gün daha da iyi anlaşılıyor. Kısaca onun hayatı, maneviyatı ve eserlerini andık. Bugün dahi onun bilgi, beceri ve atılımlarının Türkiye’nin ileri teknoloji üretiminde en büyük itici motor olduğunu anlatmaya çalıştık. Onun vasiyet niteliğindeki, Yaşanabilir bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya ideallerinin Türkiye için tek çıkış yolu olduğunu vurguladık. Konferanslarımızın yoğun ilgi gördüğünü, bu güne kadar onu hiç tanımamış kesimlerden de yoğun katılımlar olduğunu, bu kesimlerin onu neden bugüne kadar anlayamadıklarına hayıflandıklarını da ifade etmek isteriz. Bu arada çok sayıda özel hatıralarımızın da oluştuğunu, fırsat bulursak bunları yazmak arzusunda olduğumuzu söylemeliyiz. Bu programlarımızın toplam takribi süresi 30 saat kadardır.
Şubat, Mart ve Nisan aylarımızın diğer bir konusu da, Çanakkale Zaferimizin 104 yılında bu şanlı zaferi ve şehitlerimizi anma programlarımız oldu ve devam etmekte. Sırasıyla:
22 Şubat’ta Karaman İHL öğrencileri ile sohbet şeklinde başlayan programlarımız, Tv5 Tarihten Yansıyanlar programı, AGD İstanbul Sultangazi 2 ayrı program, AGD Tekirdağ Çorlu, AGD İspir Erzurum, İstanbul Marmara Üniversitesi Öğrencileri, Saadet Kayseri Hanımlar kolu, AGD Kayseri, İstanbul lise öğrencileri, AGD İstanbul Sultanbeyli, AGD Ankara Kadın Kolları divanı, AGD İstanbul Güngören, AGD Antalya Gazipaşa İlçesi, Gazipaşa 2 adet okulumuzda öğrencilerimizle, İstanbul Sarıyer lise öğrencilerimiz ile olmak üzere şu ana kadar  17 program gerçekleştirmek nasip oldu.
Nisan ayı içinde de aynı konuda planlanmış, AGD İstanbul öğrencileri, İstanbul KADİM kuruluşu, AGD İstanbul Sultangazi, AGD Balıkesir ve Antalya özel bir şirket olmak üzere kesinleşmiş 5 programımız daha var. Ayrıca görüşme halinde olduğumuz henüz kesinleşmemiş programlarımız da mevcut. Bu programlarımızın toplam süresi ise 40 saat civarında olacak.
Çanakkale zaferimizden günümüze dersler ve ibretler çıkarmaya çalıştığımız bu tür programlarımızın da, başta öğrencilerimizle olanlarının çok verimli sonuçları olduğuna inanıyoruz. Çok özel hatıralarımız da birikiyor.
 
 
ANLAMAYAN YOK
 
Erbakan dünyaya bir fırsattı;
Artık bunu anlamayan yok!
O yaptı, bunlar bir bir sattı;
Görmüyorsan, anla mayan yok!
 
**********
 
İHLAS MAĞDURLARI ÇARESİZ
 
Mesaj bombardımanı yaşıyoruz.
İhlas mağdurlarını herkes unuttu ama bari siz unutmayın, diye sitemler alıyoruz. 
18 yıl önce yaşanan talihsiz İhlas Finans olayı, yüzbinlerce vatandaşımızı perişan etmişti. 
Hala haklarını alamamış olan mağdurların şikayetleri şu başlıklarda toplanıyor:
Yetkililerin açıkladığına göre, devletin el koyduğu kuruluşun 800 milyon dolar mal varlığının, 550 milyon dolar tutan borçlarını karşılamaya fazla fazla yeterli olduğu söylenmişti. Ama kurumu devlet adına yönetenler birilerinin etkisi altına girmişler. Yüzbinlerce mağdurun alacaklarını ödemek yerine devamlı zaman kazanma taktikleri içindeler. Zaman ise kurumun sahiplerinin lehine, mağdurların aleyhine olmakta. Yenilenen kuşak alacaklarını takip etmek için yeterince çaba harcamıyor. Çünkü zamanla alacaklar küçülüyor ya da miras yolu ile parçalanıyor. Kayırılan bazı alacaklılara ödeme de yapılıyor olabilir. Devlet bu kördüğüme mutlaka el atmalı ve küçülmekte olan alacakların ödenmesine bir an önce başlanmalıdır. Bu yapılmayarak adeta hak sahiplerinin ölmesi bekleniyor gibi.
Bazı eski bakanlar da bu değerlendirmeleri haklı çıkaran açıklamalar yapıyorlar. 
Bunları duydukça, acaba devlet adına tayin edilen tasfiye kurulu yöneticileri, kurumun sahipleri mi, diye insan şüpheleniyor.
Devletimiz denetim kurullarını bir an önce harekete geçirmeli, ihmaller düzeltilmeli, torpilliler varsa ayıklanmalı, başkaca alınacak tedbirler alınmalı ve mağdurların daha da mağdur edilmesi önlenmeli.
Bu köşemizden biz ancak bu çağrıları yapabiliyoruz.
Gerisi yetkililere kalıyor.
 

Ekrem Şama

TOP